Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5497 E. 2023/5225 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5497
KARAR NO : 2023/5225
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/355 E., 2014/384 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2014 tarihli ve 2014/306 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/355 Esas, 2014/384 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.03.2018 tarihli ve 14-2015/ 123477 bozma talepli Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi
Sübuta, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, mobese görüntülerinin tek başına delil olamayacağına, cinsel istismar suçunun unsurlarının oluşmadığına, eylemin unsurlarının taciz suçunu kapsadığına, ceza miktarının fazla olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tartışılmadığına ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, müşteki beyanları , müştekinin olay sonrasındaki canlı teşhis tutanağı, kamera görüntüleri ve kamera görüntülerinde eylemi gerçekleştirilen kişi üzerindeki montun benzerinin sanıkta bulunması ve olay tarihinde 3. bir kişiye ait olan motosikletin de sanık tarafından kullanıldığının yine kendisi tarafından kabul edilmesi ve motosiklet sahibinin de sanığın kullandığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla olay tarihinde sanığın … a ait 26 … plaka sayılı motosikleti alarak üniversite yolunda ilerlerken müştekiyi gördüğü , müştekiye doğru yaklaşarak ve yavaşlayarak, müştekinin sol kalçasına eli ile dokunduğu anlaşılmıştır.”şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında suç adının sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı yerine basit cinsel saldırı olarak, yine hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi” yerine ”103 üncü maddesinin birinci fıkrası” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalarının toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli, 2014/355 Esas, 2014/384 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.