YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5746
KARAR NO : 2023/5122
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/138 E., 2015/104 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2013/138 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan …’nin Temyiz İsteği
Verilen cezanın caydırıcı olmadığına ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın, mağdurenin kapı zilini çalması nedeniyle sinirlenerek onu hafif bir şekilde ittiğine, yanlış kaanatle ceza verildiğine, suç sabit görülse bile verilen cezanın üst sınırdan verilmesi ve cezanın ertelenmemesi gibi sair nedenlerden dolayı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…suç tarihinde saat 18: 00 sıralarında sanık …’un, okuldan çıkıp evine gitmek üzere Bayrampaşa ilçesi … Mahallesi 12.Sokak 14 sayılı apartmanın önünden arkadaşı tanık … ile geçmekte olan 15/04/2003 doğumlu mağdure …’ı çağırarak ışıkları açmasını istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine kolundan tutarak apartman kapısının içerisine çektiği ve kucağına alıp göğüslerine, bacaklarına ve cinsel organına elleri ile dokunduğu, mağdurenin bağırması üzerine dışarıdan birilerinin geçtiğini gören sanığın mağdureyi bırakıp apartmanın üst katlarına doğru kaçtığı, oluşun bu şekilde olduğu…” şeklindeki kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Dosya kapsamına uygun olarak sanığın eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine yazılı şekilde gösterilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2015 tarihli ve 2013/138 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararına yönelik katılan … ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün bir numaralı fıkrasında yer alan “…102/2…” ibaresi çıkarılarak yerine “…103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.