Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5756 E. 2023/4489 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5756
KARAR NO : 2023/4489
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/328 E., 2015/445 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemini sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlandırdığı belirlenerek sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/328 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan beraat kararı verilmiş ise de; sanığın mağdureye 100 TL borç para verdiği, aralarında sanığın eşi de bulunan tanıkların da bu durumu doğruladığı, ancak sanığın mağdureye göndermiş olduğu ve tutanağa bağlanan telefon mesajlarında 200 TL para istediği, kovuşturma aşamasında bu çelişkinin giderilmediği, müştekinin tutarlı ve istikrarlı ifadelerinin yanı sıra mağdureye iftira atmasını gerektirir bir durumun da söz konusu olmadığı, tanık olarak ifadesine başvurulan sanığın eşinin mağdurenin evine giderek uzlaşmaya çalıştığı ve bu durumun diğer tanık ifadelerinde de doğrulandığı dikkate alındığında sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde beraatine karar verilmesi usul, kanun ve içtihatlara aykırı olduğundan söz konusu kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2014 gün ve 2014/3486 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında sanığın, aynı partide yaptıkları çalışma nedeniyle tanışık olduğu mağdureyi 02.05.2014 tarihinden iki hafta önce telefonla arayarak eşi ile görüştüreceği şeklinde beyanlarda bulunup mağdureyi evine çağırdığı, mağdure, sanığın evinde sanığın eşini göremeyince evden çıkmak istediğinde kapının kilitli olduğunu farkettiği, sanığın, mağdureyi kolundan çekerek ve sürükleyerek zorla evin salonuna götürüp mağdureyi yere yatırarak cinsel davranışlarda bulunduğu, belirtilen davranışlar sırasında seni öldürürüm şeklinde sözler söyleyip, mağdurenin boğazını sıktığı, mağdurenin, sanığa daha sonra görüşelim şeklinde sözlerle eylemi sonlandırmaya ikna ettiği, sanığın belirtilen eylemlerden sonra mağdurenin kullanmış olduğu cep telefonuna arama yaparak “Seni evime çağırdığım gün senin fotoğraflarını gizlice çektim, bu fotoğrafları montajladım, seni ne hale getirdim, eğer bana bu parayı vermezsen bu resimleri ailene göstereceğim” şeklinde sözler söylediği anlatımıyla kamu davası açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın atılı suçları işlediğine dair katılanın beyanından başka bir delilin dosya içinde bulunmadığı, dinlenen şahit beyanlarının kısmen sanığı doğruladığı ve yargılama konusu olaya şahit olmadıklarının anlaşıldığı, bu itibarla sanığın cezalandırılmasına yetecek derecede yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi, katılanın aşamalardaki beyanları, sanıkların savunmaları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/328 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.