Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5964 E. 2023/3626 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5964
KARAR NO : 2023/3626
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/287 E., 2015/113 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Katılan mağdure vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyizinin nitelikli cinsel saldırı suçuna özgü olduğu gözetilerek dosya tetkik edildi, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/287 Esas, 2015/113 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.06.2018 tarihli 2015/182569 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılanın sanık ile birlikte olma karşılığında talep ettiği paranın eksik olarak verilmesi, müştekinin sanık ile birlikte olmayı kabul etmemesi nedeniyle sanığın müştekiye yönelik nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediğinin sabit olduğuna, müştekinin sanık hakkında şikayetçi olması dikkate alındığında, beraat kararı verilirken sanığın müştekiye karşı gerçekleştirmiş olduğu eyleminin ”Kasten Yaralama” suçunu oluşturmasına rağmen bu hususa ilişkin olarak herhangi bir karar vermemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Tanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın önceden beri birbirleriyle tanışık oldukları ve gerek sanık beyanı, gerekse mesaj içeriklerine göre cinsel anlamda birlikteliklerinin de olduğunu, sanığın katılana zaman zaman para verdiği, suç tarihinde başka yerde alkol alan katılan ile tanık ….’nin sanığın evine geldikleri, evde de birlikte içki içtikleri, sohbet ettikleri, bir ara sanığın katılana 100 TL para verdiği ancak bu parayı cinsel amaçla mı yoksa yardım amacıyla mı verdiğinin tam olarak tespit edilemediği, daha sonra sanık ile katılanın tanığın yanından ayrılarak ayrı odaya geçtikleri, bir müddet sonra aralarında tartışma başlayıp, alınan doktor raporlarına göre her ikisinin de birbirlerini darp ettiği, tartışmayı duyan tanığın odaya girdiğinde, her ikisini boğazına yapışmış halde gördüğü ancak her ikisinin elbiselerinin de üzerinde olduğu, tanığın beyanına göre cinsel birleşmeye yönelik sanıkta herhangi bir davranışın bulunmadığı, daha önce de katılan ile cinsel ilişkide bulunduğu anlaşılan sanığın, tanığın da bulunduğu bir ortamda katılanla zorla cinsel ilişkiye girmesi için bir neden bulunmadığı, her iki tarafın da alkollü olması nedeniyle olayların değişik boyutlara ulaştığı kanaatine varılarak nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın beraatine karar verilmiştir.

2. Sanık hakkında katılana karşı hürriyetini kısıtlama suçundan da dava açılmış ise de, olay gecesi katılan ve tanığın, sanığın evine kendi istekleriyle geldikleri, evin içinde sanık ile katılan arasında çıkan kavganın, katılanın hürriyetini kısıtlamaya yönelik olmadığı, zaten katılanın da bu yönde bir beyanının bulunmadığı, ayrıca sanığın, rızasıyla evine gelen katılanı zorla evinde tutmaya yönelik bir davranışının da tespit edilememesi nedeniyle bu suçun da maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü başka yerde alkol alan katılan ve tanık ….’nin sanığın evine geldikleri, birlikte alkol aldıkları ve sanığın katılana 100 TL para verdikten sonra birlikte yan odaya geçtikleri, çıkan tartışmada her ikisinin birbirlerini darp ettikleri, alınan doktor raporunda belirtildiği üzere katılanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmakla, sanığın katılana karşı cinsel amaçla hareket ettiğine dair yeterli delil olmadığının tanık …’nin beyanlarından ve tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, mevcut haliyle eylemin değişen suç vasfına göre kasten yaralama suçunu oluşturduğu, buna göre 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.02.2015 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/287 Esas, 2015/113 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.