YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6006
KARAR NO : 2023/5386
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/267 E., 2015/43 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2015 tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, iddia olunan olay yerinin konumu ve saati nazara alındığında söz konusu suçun işlenmesinin mümkün olmadığına, toplanan deliller ve mağdurenin beyanlarının örtüşmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, cezanın yüksek olması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle de kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
1. Olay tarihinde sabah saatlerinde katılanın, (…) sokak üzerinde yaya olarak ilerlediği sırada sanığın katılanın karşısına çıktığı, katılana hitaben “Kaça gidiyorsun” diye sorduğu, katılanın da lise ikinci sınıfa gittiğini söylediği, daha sonra sanığın “Gel elimi öp” dediği, katılanın, sanığın yaşının büyük olması sebebiyle herhangi bir şeyden şüphelenmeden sanığın elini öptüğü, bu sıra sanığın aniden katılanın kolunu sıkarak katılanın dudaklarından öptüğü, katılanın sanığı iteklemeye çalıştığı ancak gücünün yetmediği, katılanın kaçmak istediği sırada sanığın, katılanın kolundan tekrar tutup katılana sarıldığı, “Gel sana para veriyim” dediği, katılanın zorla da olsa sanığın elinden kurtulduğu ve olay yerine yakın bir yerde bulunan ve Mahkeme tarafından yeminli olarak tanık sıfatı ile ifadeleri alınan polis memurlarına durumu anlattığı, her ne kadar sanık Mahkeme tarafından alınan savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; bu savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve savunmaya itibar edilemeyeceği, zira katılanın daha önceden sanığı tanımadığı, iftira atmasını gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı, tutanak tanıkları polis memurlarının alınan beyanları irdelendiğinde sanığın paniklemiş halinin olması, katılanın korkmuş, panik yapmış ve ağlamaklı halinin olması hususları bir arada değerlendirildiğinde suçun sübutuna yönelik herhangi bir tereddütün bulunmadığı, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.
2. Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecinde mahkemeyi yanıltıcı ve aldatıcı davranışları, suçtan sonra pişmanlık göstermeyen tutum ve davranışları göz önünde tutularak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
3. 18.06.2014 tarihinde 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi değişikliğe uğramıştır. 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunun cezası arttırılmıştır. Bu hükmün sanık aleyhine olduğu ve bu nedenle uygulanmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli
kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2015 tarihli ve 2014/267 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.