YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6186
KARAR NO : 2023/7378
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/29 E., 2015/84 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezalarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2018 tarihli ve 14-2015/187390 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Müvekkilinin bizzat ihbarda bulunduğuna, eylemlerin mağdurenin rızası ile gerçekleştiğine ve bu nedenle kanuni ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme Kabulü;
“Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan ve hastane doğumlu olan mağdure … … beyanında suça sürüklenen çocuk …’nın erkek arkadaşı olduğunu, 2013 yılı Eylül-Ekim ayı gibi tanıştıklarını, 2013 yılı Kasım ayında da suça sürüklenen çocuğun evinde normal yoldan ilişkiye girdiklerini, bu ilişki sırasında evde kimsenin olmadığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun da savunmalarında … semtinde bulunan yıkık bir eve mağdureyle gittikleri, burada mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini ikrar ettiği, ayrıca mağdurenin ve suça sürüklenen çocuğun hazırlık aşamasında alınan beyanlarında birer ay arayla aynı evde iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini beyan ettikleri, buna göre mağdure beyanı, suça sürüklenen çocuk savunması ve doktor raporları gözönüne alındığında suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdure ile 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğun cebir tehdit ve hile olmadan zincirleme şekilde mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ve cinsel amaçlı olarak mağdureyi zincirleme şekilde hürriyetinden yoksun bıraktığı yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Mahkememizin bu kabulüne göre; suça sürüklenen çocuk …’nın olay tarihinde 15 yaşından küçük mağdure … …’a karşı organ sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunduğu kanıtlandığından suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 103/1-a maddesi yollaması ile 5237 Sayılı TCK’nın 103/2 .maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kişiğine ,suçun işlenmesindeki özelliklere ve kastının yoğunluğuna göre taktiren alt sınırdan cezalandırılmasına,suça sürüklenen çocuğun kısa zaman aralıkları ile mağdureye karşı birden çok kez organ sokmak sureti ile cinsel istismarda bulunarak eylemini zincirleme olarak sürdürdüğü kanıtlandığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi gereğince taktiren 1/4 oranında arttırılmasına,suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 31/3.maddesi gereğince taktiren 1/3 oranında indirilmesine,suça sürüklenen çocuğun sabıkasız geçmişi ,suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermiş olduğu olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesine, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından , suça sürüklenen çocuk sanık hakkında takdiren 5237 Sayılı TCK’nın 53 maddesindeki hak mahrumiyetlerinin uygulanmasına yer olmadığına,suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle yasal koşulları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, suça sürüklenen çocuk …’nın olay tarihinde 15 yaşından küçük mağdure … …’u hukuka aykırı olarak cebir ,tehdit ve hile olmadan hürriyetinden yoksun bıraktığı kanıtlandığından, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 109/1.maddesi gereğince Suça sürüklenen çocuğun eylemi sürdürüş biçimine, kastının yoğunluğuna, meydana gelen zararın ağırlığına, sanığın amacına göre takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına,suça sürüklenen çocuğun bu eylemini suç tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle çocuk sayılan magdureye karşı birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği kanıtlandığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 sayılı TCK’nın 109/3-b-f.maddesi gereğince takdiren 1 kat arttırılmasına, suça sürüklenen çocuğun bu eylemi mağdureye karşı cinsel amaçla işlediği kanıtlandığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 sayılı TCK’nın 109/5 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında arttırılmasına,suça sürüklenen çocuğun kısa zaman aralıkları ile mağdureyi hürriyetinden yoksun bırakarak eylemini zincirleme olarak sürdürdüğü kanıtlandığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi gereğince taktiren 1/4 oranında arttırılmasına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 31/3.maddesi gereğince taktiren 1/3 oranında indirilmesine, suça sürüklenen çocuğun sabıkasız geçmişi ,suçu işledikten sonra yargılama sürecinde göstermiş olduğu olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, suça sürüklenen çocuğa verilen bu cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesine, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından , suça sürüklenen çocuk suça sürüklenen çocuk hakkında takdiren 5237 Sayılı TCK’nın 53 maddesindeki hak mahrumiyetlerinin uygulanmasına yer olmadığına,suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle yasal koşulları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyeti bağlayıcı cezasının suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair karar bulunmasına rağmen yeniden suç işleyerek suç işlemekte kararlılık göstermesi ve yargılama sürecinde göstermiş olduğu yetersiz pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaate varılmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkında taktiren 5237 Sayılı TCK’nın 51,maddesinin uyğulanmasına yer olmadığına,suça sürüklenen çocuğa verilen hürriyeti bağlayıcı cezasının suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasına dair karar bulunmasına rağmen yeniden suç işleyerek suç işlemekte kararlılık göstermesi ve yargılama sürecinde göstermiş olduğu yetersiz pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaate varılmadığından, suça sürüklenen çocuk hakkında taktiren 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin uyğulanmasına yer olmadığına,gereğinin takdir ve ifası için SSÇ hakkında HAGB kararı veren Edirne Çocuk Mahkemesine bildirimde bulunulmasınabu dosya için yapılan ve suça sürüklenen çocuğun sarfına neden olduğu yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan alınarak hazineye irat kaydına,karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ” şeklindeki gerekçesiyle kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.