Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6938 E. 2023/6490 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6938
KARAR NO : 2023/6490
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/68 E., 2015/111 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel isitsmarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5271 sayılı Kanun’un 73 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Kamu davası açıldığı halde düşme kararı verilmesine dair hükme, suçun oluştuğuna sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”İddia, sanık savunması, katılan mağdure beyanları, tanık anlatımları, mağdurenin yaş tashihine ilişkin ilam, doktor raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Her ne kadar sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın, katılan … …’in rızası dışında katılan …’e yönelik zorla cinsel istismarda bulunduğuna ve hürriyetinden yoksun kıldığına dair cezalandırılmasına yetecek her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediğinden ve bu suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine,
Her ne kadar sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, katılan … … suç tarihi olan Aralık 2012 tarihinden sonra CMK 73 maddesi gereğince aranan 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra 11.11.2013 tarihinde şikayetçi olduğu anlaşıldığından, sanık … hakkında reşit olmayan mağdure ile cinsel ilişkiye girmek suçundan açılan kamu davasının şikayetin süresinde olmaması nedeniyle düşmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın uzantısı olan, Latincede; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve bu ispat, hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanarak sanığın mahkumiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda tüm dosya içeriği nazara alındığında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin

yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.03.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2015/68 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.