Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7221 E. 2023/6464 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7221
KARAR NO : 2023/6464
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/90 E., 2015/158 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargılama sırasında yetiştirme yurdunda kalan mağdure ile ilgili Mahkemesi tarafından kanuni temsilci sıfatı ile şikayetçi Bakanlığın davadan haberdar edilmediği ve davaya katılmadığı anlaşılmış ise de, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekilinin de öğrenmeden sonra dilekçe verip hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan … vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.

Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli, 2014/90 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 110 uncu maddesi ve 62 nci madde uyarınca her iki sanık için ayrı ayrı 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2018 tarihli ve 14-2018/95833 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm kurulduğu, sanık lehine indirim maddelerinin uygulanmadığı, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına yöneliktir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık lehine kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu ve sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı nedeniyle haklarında vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönündedir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğu yönünde süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir.

D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerden sanıkların üzerlerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediklerinin anlaşıldığı, bu nedenle sanıklar hakkında anılan suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mağdure soruşturma aşamasındaki beyanında; ablası ile birlikte kız yetiştirme yurdundan izinsiz olarak ayrıldıklarını, yolda sanık … ile karşılaşıp arabasına bindiklerini, …’ın eve gitme teklifi üzerine, ablasının arabadan indiğini, kendisinin ise … ile birlikte eve gittiğini, evde sanık …’in bulunduğunu ve üç kişi bir süre evde oturduklarını, daha sonrasında …’ın evden ayrıldığını, bu evde rızasıyla … ile cinsel ilişkiye girdiğini, iç çamaşırının kirli olması nedeniyle …’den aldığı şortu giydiğini, sabah olduğunda …’ın yeniden eve geldiğini, kendisinin de yurda döndüğünü ifade ettiği ve bu beyanlar üzerine başlatılan soruşturmada; mağdurenin her iki sanığı da kimliklerine dair teşhis ettiği, mağdurenin ablasının ise sanık …’i teşhis edemeyip yalnızca …’ı teşhis ettiği, mağdurenin, kendisine sanık … tarafından verildiğini beyan ettiği boxer ve eylemlerin cerayan ettiği söylenen evden DNA örneklerin alındığı, yapılan kriminal incelemede mağdureden alınan boxerda …’in DNA örneklerinin ve evden alınan battaniyedeki meni örneklerinde sanık …’ın DNA örneğinin bulunduğunun tespit edildiği, mağdurenin ablası tanık …’ın mağdure ile gezdikleri sırada bir arabanın durarak kendilerini aldığını ve içinde … isimli şahıs bulunduğunu daha sonra … isimli bir kişinin araca bindiğini, durduklarında kendisinin ayrıldığını mağdurenin ise onlarla kaldığını beyan ettiği, tanık …’ın yalnızca sanıklardan …’ı teşhis etmiş olması karşısında en başta sanık …’in araçla mağdureyi gezdirenlerden biri olmadığının kabul edilebileceği, sanık …’in en baştan bu yana aynı şekilde savunma yaparak sanık … ile birlikte mağdurenin eve geldiğini, … ve mağdurenin ayrı bir odaya geçtiklerini, odada ne yaptıklarını bilmediğini, evden ne zaman çıktıklarını da bilmediğini söylediği, sanık …’ın ise en baştan bu yana farklı şekillerde beyanda bulunarak sorgusu sırasında sanık … ile birlikte gezdikleri sırada mağdure ve ablasının gelip sigara istediklerini, mağdure, sanık … ve kendisinin eve gittiklerini, kendisinin evde bir saat kaldığını, evden çıktığını, sabah eve gittiğinde sanık … ve mağdurenin bulunmadığını beyan ettiği, sanık …’ın 25.02.2014 tarihinde Cumhuriyet savcılığında verdiği beyanlarında olayı daha farklı anlattığı ve evde bulunan sperm örneğinin sebebinin bu evde başka kişilerle cinsel ilişkiye girmesi olduğunu söylediği, sanık …’ın Mahkemedeki savunmasında ise sanık …’in evine kendisinin mağdure ile birlikte hiç girmediği yönünde beyanda bulunduğu, mağdurenin kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında ise suça konu evde her iki sanıkla da cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, mağdure ile ablasının cinsel istismara uğradıkları yönünde pek çok dava ve pek çok sanık bulunduğu, bu nedenle mağdurenin mahkemedeki beyanlarının olayları birbirine karıştırmaktan mütevellit olabileceği, sanık …’ın her ifadesinin birbirinden farklı olup hiç bir beyanına itibar edilemeyeceği, tanık …’ın teşhis ve beyanları, sanık …’in istikrarlı savunmaları, mağdurenin hazırlık aşamasında alınan beyanı ve DNA analizi içeren kriminal rapora göre sanık …’ın yolda tanıştığı mağdureyi sanık …’in evine götürdüğü, burada üçünün birlikte kaldıkları, bu evde sanık …’ın ne kadar süreyle kaldığının belirlenmediği ancak mağdurenin yaşı sebebiyle rızasından bahsedilemeyeceğinden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu, her iki sanığın da mağdure ile cinsel ilişkiye girmediklerini bildirdikleri, mağdurenin üstünden çıkan çamaşırda sanık …’in DNA örneğinin bulunmasının bu çamaşırın sanık …’e ait olması sebebiyle normal bir durum olduğu, evdeki battaniyede sanık …’ın DNA örneği var ise de bu sanığın da durumu başkalarıyla bu evde cinsel ilişkiye girdiği şeklinde açıkladığı, mağdurenin en baştaki tek bir kişiyle cinsel ilişkiye girdiği şeklindeki beyanları sebebiyle iki sanıktan biriyle cinsel ilişkiye girmediği sabit olup, her ikisinden hangisinin dahi cinsel ilişkiye giren olduğu belirlenemediği gibi, mağdure ile cinsel ilişkiye girildiğinin de sabit olmadığı anlaşıldığından sanıkların çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatlerine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Mağdurenin kalmış olduğu Dr. Fuat Umay Kız Yetiştirme Yurdu Müdürlüğünden izinsiz ayrılması neticesinde 15.05.2013 tarihinde polis merkezine kayıp müraacatında bulunulduğu, mağdurenin ise 15.05.2013 günü gittiği sanıkların evinden 16.05.2013 sabah saatlerinde ayrıldığı anlaşılmakla; sanıkların soruşturma başladıktan sonra mağdureyi serbest bırakma iradesi gösterdikleri, bu suretle sanıklar hakkında tayin edilen cezalardan 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapılmaması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, eleştirilen husus dışında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir

B. Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında, mağdureyi sanık …’in evine getirdikten sonra nişanlısının yanına gittiğini ve onun yanında kaldığını, mağdure ile birlikte kalmadığını beyan ederken sanık … savunmalarında, sanık … ve mağdurenin geceyi birlikte aynı odada geçirdiklerini ifade ettiği, mağdure …’nin ise soruşturma aşamasında alınan beyanında sadece sanık …’le ilişkiye girdiğini belirtmesine karşın mahkemedeki ifadesinde her iki sanıkla da birliktelik yaşadığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdure ve sanıkların duruşmada hazır edilerek söz konusu eylemlerle ilgili ayrıntılı beyanlarının alınıp, varsa ifadeler arasındaki çelişkiler de giderilmesi, ayrıca sanık …’ın savunması doğrultusunda sanık …’ın olay gününe ait kullanımında olan telefon numarasının olay tarihindeki arama, aranma kayıtları ile baz istasyon bilgilerini gösterir iletişim bilgilerinin ilgili kurumdan temin edilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sair Temyiz İtirazları Yönünden
Sanık … müdafiinin, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat ettiği gerekçesiyle bu suç yönünden vekalet ücretine hak kazandığını temyiz dilekçesinde belirtmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere “aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmeyeceği” dikkate alındığında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması sebebiyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükmü yönünden sanığın vekalet ücretine hak kazanamayacağı ve vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli, 2014/90 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararında sanıkların müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların müdafiilerinin temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli, 2014/90 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.