YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7528
KARAR NO : 2023/7669
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/55 E., 2015/73 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2012/55 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına, mağdurenin çelişkili beyanları olduğuna, mağdurenin olayın hemen akabinde şikâyetçi olmadığına, sanığın kollukta alınan ifadesinin avukatsız alındığını, söz konusu bu ifadesinin hükme esas alınamayacağına, kapalılık kararına rağmen sonraki duruşmaların açık yapıldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un sabit olan on beş yaşından küçük mağdure ile organ sokmak yoluyla cinsel ilişkiye girdiğinin mağdurenin bu konudaki tüm aşamalarda değişmeyen anlatımı, mağdure hakkında düzenlenen 26.10.2010 tarihli hymen saat kadranında yırtık olduğuna dair rapor, ve yine ATK 6. İhtisas Kurulunun bu konudaki 29.06.2011 tarihli raporuyla anlaşılmış, her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında ve Cumhuriyet Savcılığında mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini savunmuş ve duruşmada atılı suç kabul etmemesine rağmen sorulması üzerine mağdurenin mesaj atması üzerine evine gittiğini kapıyı açtığında mağdurenin üzerinde bir şey olmadığını çıplak olduğunu ancak kendisini itip dışarıda kaldığını söylemiş ise de müdafii nezaretinde alınan 27.10.2010 tarihli Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde çıplak olan mağdurenin kendisini içeri aldığını tişörtünü çıkarttığını ancak bir şey yapmadan evden gittiğini söyleyerek tevilli olarak mağdure beyanlarını doğrulaması ve üstelik her ne kadar müdafii talebi olmamasına rağmen müdafii olmadan alınmış ise de sanığın kollukta 26.10.2010 tarihli ifadesinde açık bir şekilde mağdurenin sözünü ettiği olay tarihi olan 2008 yılının sonbahar aylarında mağdure ile organ sokarak cinsel ilişkiye girdiğini söylemesi karşısında mağdure beyanlarının cinsel ilişki noktasında doğrulandığı, sanığın mağdure ile organ sokarak cinsel ilişkiye girdiği açık bir şekilde anlaşılmıştır. Bu ilişkinin zora dayalı olduğu mağdure tarafından iddia olunmuş ise de eylemin gerçekleştiği yer evin içerisinde mağdurenin kardeşlerinin oluşu, herhangi bir ses çıkmayışı, bu nedenle evden kimsenin durumdan haberdar olmayışı, üstelik olay tarihi ve şikâyet tarihi arasındaki süre gözetildiğinde mağdurenin zora dayalı olduğu yönündeki iddialarının temelsiz olduğu, kendi durumunu kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış, cinsel ilişkinin rıza ile gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Mağdure hakkında aldırılan İstanbul ATK’nin 26.02.2014 tarihli raporuna göre mağduredeki depresif bozukluğu, ruh sağlığını bozacak şekilde olduğu ancak bunun olaydan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda ayrım yapılamayacağı belirtildiğinden bu husus sanık lehine değerlendirilmiş ve buna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbiki yoluna gidilmemiştir. (6545 sayılı kanun öncesi).
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2012/55 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.