YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8014
KARAR NO : 2023/8138
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/14 E., 2015/176 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun mağdure tarafından yaşı hususunda yanılgıya düşürüldüğüne, mağdurenin on beş yaşından büyük olduğu düşüncesiyle suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkiye girdiğine, hastaneden gelen doğum belgelerinin resmi belge olma niteliğinden uzak, ayrıntılı olmayan ve düzensiz tutulan belgeler olduğuna, sadece bu belgelere itibar edilip mağdurenin yaş tespiti için kemik yaşı raporu alınmaksızın kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin aynı dershanede öğrenci oldukları, olay tarihinden yaklaşık 2 yıl önce tanıştıkları ve aralarında duygusal yakınlaşmanın bulunduğu, 2014 yılı Şubat ayında suça sürüklenen çocukla mağdurenin suça sürüklenen çocuğun evinde buluştukları, mağdurenin rızası doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun organ sokmak suretiyle vajinal yoldan mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, bu birleşme neticesinde mağdurenin hamile kaldığı, mağdurenin karnı büyüyünce ailelerin haberdar edildiği, 2014 yılı Eylül ayında aileler arasında yapılan bir nikah töreni sonrasında mağdure ile suça sürüklenen çocuğun aynı çatı altında yaşamaya başladığı ve mağdurenin 18.11.2014 tarihinde doğum yaptığı anlaşılmıştır.
2. Niğde Devlet Hastanesinden getirilen doğum kayıt defterine göre mağdurenin hastane doğumlu olduğu anlaşılmış olup suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olduğu belirlenmiştir.
3. Mahkeme, “Her ne kadar suça sürüklenen çocuk müdafiince suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü savunulmuş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.01.2014 tarih 2013/743 esas 2014/8 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin 2 yıldır devam eden duygusal arkadaşlıklarının bulunduğu, suça sürüklenen çocukla mağdurenin aynı dershanenin öğrencileri oldukları ve sürükle birbirleriyle görüştükleri dikkate alındığında mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı kanaatine varılarak bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde mağdureyi on beş yaşında bildiğine yönelik hata savunmasına itibar etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Özel Niğde Hayat Hastanesi tarafından 18.11.2014 günü düzenlenen adlî rapor formunda; mağdurenin ultrason görüntülerine göre 37 haftalık gebe olduğunun belirtilmesi karşısında, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 04.03.2014 günü yerine 18.11.2014 şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hata savunmasının reddi gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek Mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.