YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8112
KARAR NO : 2023/5112
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/21 E., 2015/72 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Olayda mağdurenin vücut dokunulmazlığının ihlal edilmediği ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme Kabulü
“Sanık hakkında mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, mağdur ifadesi, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın mağduru Bingöl ili Adaklı ilçesindeki köyüne götürmek için aracına aldığı, yolda havanın kararmaya başladığı bir zamanda odun toplamak bahanesi ile ormanlık bir alanda durduğu ve mağdur ile birlikte araçtan indikleri, burada sanığın mağdura ‘vücudunu elletirsen seni köye götürürüm’ dediği, mağdurun da bunun üzerine kaçmaya başladığı, sanığın mağdurun peşinden giderek mağduru tekrar aracına alarak köye götürdüğü, mağdurun bu olayı mahkemimizce tanık olarak dinlenilen teyzesi … …’e anlattığı, mağdur hakkında aldırılan rapora göre mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği, mağdur ile sanık arasında bir yakınlık ya da bir husumet bulunmadığı,mağdurun sanığı suçlayıcı beyanda bulunmasını gerektirir bir durum olmadığı, ayrıca olayın meydana geldiği yerin mahalli ve sosyo kültürel özellikleri de dikkate alındığında katılanlarca çocuklarının üzerinden sanığa, küçük yaşta bir kız çocuğuna karşı cinsel istismar suçu ile iftira atılmasının söz konusu olamayacağı, bu nedenle olayın mağdurun anlatımı şeklinde gerçekleşmiş bulunduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek katılan …’ın kardeşi … … ile ilişkisi olduğunu, … …’in ablası … …’in kendisine ‘senin başını yakacağım’ diye söylediğini, kendisine iftira atıldığını söylese de katılan …’ın mahkememizdeki beyanlarında kendisinin … isimli bir kardeşinin olmadığını söylediği, mahkememizce katılanın nüfus aile kayıt tablosu incelendiğinde … isimli bir kardeşinin bulunmadığının görüldüğü, birisi ile duygusal anlamda bir ilişki yaşayan kişinin ilişki yaşadığı kimsenin ismini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun da sanık savunmalarını çürütür mahiyette olduğu, sanığın mağdura karşı herhangi bir fiziksel teması olmadığı,eyleminin sarkıntılık şeklinde olduğu, ancak TCK 103 maddesinde 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar suçunu oluşturacağının belirtildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlemiş bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alındığında TCK 62 maddesi gereği sanığın cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Neticede sanık hakkında verilen ceza 2 yılın üzerinde olduğundan sanık hakkında CMK 231 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı ya da TCK 51 maddesi gereği erteleme hükümleri uygulanmamış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki beyanlarında olay günü sanığın ormanlık alanda odun toplarken kendisine hitaben “Vücudunu elletirsen seni köye götürürüm” dediğini ancak herhangi fiziksel temasının bulunmadığını belirtmesi, Mahkeme kabulünün de bu şekilde olup mevcut haliyle fiziksel temasın gerçekleşmemesi nedeniyle eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.