Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/8693 E. 2023/6449 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8693
KARAR NO : 2023/6449
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/213 E., 2015/97 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/213 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Dosyada mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının aşamalarda değiştiğine ve bu hususun dosyada mevcut psikolog raporunda belirtildiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
SSÇ’nin eylemi zor kullanarak gerçekleştirdiğine ve bu husus değerlendirilmeden eksik ceza verildiğine ilişkindir.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Suç tarihinin 2014 yılının Eylül ayı olmasına rağmen, bu tarihte yürürlükte bulunan kanunun uygulanmaması suretiyle SSÇ hakkında eksik ceza tayin edildiğine ve gözaltında kaldığı sürenin SSÇ’nin cezasından mahsup edilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
“Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; suça sürüklenen çocuk … ile mağdure … nun aynı mahallede oturdukları, birbirlerini tanıdıkları, aralarında arkadaşlık olduğu, belirlenemeyen bir tarihte suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin … Mahallesinde karşılaştıkları, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi mahallede bulunan kullanılmayan boş bir çadıra götürdüğü, burada suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, böylece suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı organ sokmak suretiyle cocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının yasal unsurları ile sübuta erdiği kanaatine varılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk her ne kadar mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini savunmuş ise de; mağdurenin doktor raporunda hymende 5 ve 7 hizasında eski yırtık bulunduğu nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğine dair beyanına itibar edilmemiştir.Mağdurenin hymeninde eski yırtık olduğuna dair doktor raporu, mağdurenin olaydan çok sonra polise giderek suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olması ve ‘yaklaşık bir ay önce’ diyerek suç tarihine ilişkin soyut beyanda bulunması, yine suça sürüklenen çocuk ve bilahare bu olayı duyan gerek mağdurenin velisi gerek suça sürüklenen çocuğun velilerinin suç tarihi konusunda herhangi bir şey söylememeleri nazara alınarak suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin ne zaman ilişkiye girdiği konusunda net bir değerlendirme yapılamadığından, suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirme yapılarak suç tarihinin TCKnun 103. Maddesinde 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki dönem olduğu düşünülmüştür.
” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve özellikle süresi, mağdurenin aşamalardaki değişen soyut beyanları, mağdurenin ifadelerini sürekli değiştirdiğini ve baskı altında olduğundan ifadesinin yönlendiriliyor olabileceği ihtimali olduğundan ifadelerine itibar edilemeyeceği kanaatini bildirir psikolog görüşü, savunma, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, SSÇ’nin olay günü yaşı küçük mağdureye karşı atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/213 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.