YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8970
KARAR NO : 2023/8271
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/86 E., 2015/245 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/86 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Re’sen dikkate alınacak nedenlerle söz konusu kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulmasına karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesice; ”Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde SSÇ nin aşamalardaki savunması, katılan ve mağdurun anlatımları, 28.05.2015 tarihli Hacettepe Üniversitesinin mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin rapor kapsamı, sosyal inceleme raporu, olay yeri inceleme raporu, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiili algılama yeteneğine sahip olduğuna dair doktor raporu, yürütülen yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre; olay günü ssç nin aynı okulda okuyan mağdur …’ı evlerinin önünde oynarken gördüğü, yanına çağırdığı ve mağduru evlerinin bodrum katındaki kömürlüğe götürdüğü, burada kapıyı kilitlediği, mağdur ayakta ve yüzü duvara dönük vaziyetteyken ssç nin mağdurun iç çamaşırını indirerek cinsel organının mağdurun anal bölgesine sürttüğü, sanığın kişiyi hürriyinden yoksun kılma ve cinsal saldırı suçuları işlediği sübut bulduğu, sübut bulan suçlrdan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.SSÇ savunmasında her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurun Ankara C. Başsavcılığı, ÇİM’de vekil ve aile görüşmecisi huzurunda alınan beyanının çocuğun beyanlarını değerlendiren sosyal hizmet uzmanının dosya içerisindeki 10/11/2013 tarihli raporuna göre; mağdurun anlattığı öykünün içeriği ile verdiği duygusal tepkinin tutarlı olduğu, kanaati oluşmuş ve verdiği ifade güvenilir bulunmuştur. Hacettepe üniversitesinden alınan rapora göre mağdurun ruh sağlığının kalıcı ve sürükle olarak bozulduğunun saptanamadığı, bu kapsamda suça sürüklenen çocuk yararına düşünülmesi gerektiği, ssç nin mağdurun özgürlüğünü kısıtlamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu ve bu suretle üzerine atılı suçu işlediği yönünde mahkememizde tam bir kanaat hasıl olmakla, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK nın 109/1, 109/3.f, 109/5, 31/2, 103/2, 31/2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Mahkeme kararının gerekçe kısmında suça sürüklenen çocuğun eyleminin mağdurun iç çamaşırını indirerek cinsel organını anal bölgesine sürtmesi şeklinde gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen hüküm yerinde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/86 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.