Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9068 E. 2023/8590 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9068
KARAR NO : 2023/8590
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/18 E., 2015/234 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 inci maddesinin birinci fıkrası,1412 sayılı Kanun 326 ncı maddesi uyarınca 2.400, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık müdafii Tanık …’nın beyanının aşamalarda birbiriyle ve sanık beyanı ile uyumlu olduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek hususulara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Suç tarihinde katılan …’ın Ölüdeniz Beldesi Hisarönü Mahallesinde eğlendiği, sabah saat 06:00 sıralarında tuvalet ihtiyacı için … Restaurant isimli işletmeye gittiği, tuvalete girdiği sırada karşısında sanık …’i gördüğü, oradan çıkmak isterken sanığın katılanı kollarına sardığı, kucakladığı, duvara dayayıp zorla dudaklarından öpmeye çalıştığı, sanığın dilini katılanın ağzına soktuğu, daha sonra katılanın sanığın elinden kaçtığı, katılan …’nın 27/10/1988 doğumlu olduğu, olay tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 25/04/2012 tarih 2011/10970 esas, 2012/4696 karar sayılı ilamındaki karşı oy, Yargıtay C. Başsavcılığının itirazı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/12/2013 tarih 2013/14-294 esas, 2013/615 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; öperken dilin ağza sokulması vücuda organ sokulması niteliğinde kabul edilemeyeceği, böylece sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/2 maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturması mümkün olmayacağı, ancak sanığın vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşıyan sarılma ve öpme biçimindeki cinsel davranışlarla gerçekleştirildiği iddia olunan eyleminin aynı kanunun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismar suçunu oluşturacağı gerekçeleriyle açıklanmıştır.
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanık …’in, suç tarihinde, katılanın zorla duvara dayayıp dudaklarını öptüğü ve dilini katılanın ağzının içine soktuğu, sanığın bu fiilinin vücuda organ sokulması niteliğinde kabul edilemeyeceği, aynı zamanda sanığın fiilinin sarkıntılık düzeyini de aştığı, bu suretle, sanığın, katılana karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 6545 sayılı kanun ile değiştirilmeden önceki 103/1-b maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Sanığın, geçmişi lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edildiğinden sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında daha önce verilen mahkumiyet hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşıldığından 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından sanığın kazanılmış haklarının korunmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Basit cinsel istismar suçunun cezası, 5237 sayılı TCK’nın 6545 sayılı kanun ile değişik 103/1-b maddesinde 8 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş iken değişiklikten önce 3 yıl hapis cezası olarak belirlendiğinden, sanık hakkında açıkça lehine olduğu anlaşılan 5237 sayılı TCK’nın 6545 sayılı kanun ile değiştirilmeden önceki 103/1-b maddesi uygulanmış ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/234 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.