YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9343
KARAR NO : 2023/8275
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/222 E., 2015/209 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun; çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.04.2019 tarihli ve 14-2015/372785 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin İstemi
Hükmün temyiz edildiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanık anlatımları, suça sürüklenen çocuğun istikrarlı beyanları, mağdurenin hayatın olağan akışına aykırı beyanları uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kati ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde mağdurun ikamet ettiği binaya broşür dağıtmak için geldiği, binanın girişinde merdivenlerde oturan mağdura bina görevlisinin evini sorduğu, mağdurun evi gösterdiği, daha sonra mağdura birinci katta kimlerin oturduğunu sorup mağdurla birlikte birinci kata çıkmak istediği, mağdurla suça sürüklenen çocuğun merdivenden yürüyerek birinci kata çıktıkları, çıkarken suça sürüklenen çocuğun mağdurun kalçasına ellediği, birinci kata çıktıklarında suça sürüklenen çocuğun mağdura yöneticinin evini sorduğu, mağdurun yöneticinin beşinci katta oturduğunu söylemesi üzerine o kata çıkmak amacıyla birinci katta bulunan asansöre birlikte bindikleri, asansör içerisinde suça sürüklenen çocuğun mağdurun elbisesinin üzerinden kalçasına, vajina bölgesine ve göğüslerine dokunduğu, bunun üzerine mağdurun geriye çekilmeye çalıştığı, beşinci katta mağdurun asansörden çıktıktan hemen sonra koşarak merdivenlerden aşağıya indiği, binanın dışındaki balkonun altına saklandığı, bir süre sonra suça sürüklenen çocuğun binadan çıktığı, bina görevlisi olan tanık …’ün mağduru ağlarken gördüğü, ona ne olduğunu sorduğunda mağdurun ‘bir abi yanağımı sıktı’ diyerek binanın dışına çıkmış olan suça sürüklenen çocuğu eliyle gösterdiği, bunun üzerine …’ün suça sürüklenen çocuğun yanına gittiği, ona mağdurun anlattıklarını söyleyince suça sürüklenen çocuğun ‘sadece yanağından sıktım başka bir şey yapmadım’ dediği, …’ün polisi arayıp binaya geri döndüğü, bu sırada mağdurun anneannesinin mağdurun yanına geldiği, mağdurun anneannesi ve …’e gösterdiği abinin ellenmeyecek yerlerine ellediğini söylemesi üzerine tanık …’ün ve mağdurun anneannesinin o sırada yan taraftaki binaya geçmiş olan suça sürüklenen çocuğun yanına gittikleri, onu kendi binalarına getirdikleri anlaşılmakta olup; Her ne kadar suça sürüklenen çocuk savunmasında; mağdurun ikamet ettiği binaya katalog vermek için gittiğini, mağdura, yöneticinin evini sorduğunu, onun yöneticinin beşinci katta oturduğunu söylemesi üzerine asansöre bindiğinde mağdurun da yukarı katta oturduğunu söyleyip asansöre bindiğini, mağdurun üç veya dördüncü katta indiğini, kendisinin de beşinci kata çıkıp yöneticiye katalogları verdiğini, tek başına asansörle indiğini, mağdura yönelik herhangi bir eylemde bulunmadığını, ona dokunmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; kendisini rahatlıkla ifade edebilecek durumda olduğu anlaşılan mağdurun tutarlı beyanları ve onun beyanlarını doğrular nitelikteki bina girişinde bulunan olay anını gösterir kamera görüntülerinin bulunduğu CD ve bu CD’nin izlenmesi sonucu düzenlenen tutanak, mağdurun daha önceden tanımadığı ve husumetli olmadığı suça sürüklenen çocuğu suçlamasını gerektirecek bir sebebin bulunmaması dikkate alınarak savunmalarına itibar edilmemiş;…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sırasında toplanan deliller, olayın oluş şekli, mağdure beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik kalçasını elleme, kıyafetlerinin üzerinden göğüs ve vajinal bölgesine dokunması şeklindeki eylemlerinin; ani, kısa süreli ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.