YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9634
KARAR NO : 2023/8287
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/816 E., 2015/188 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Görele Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli, 2014/816 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.05.20019 tarihli ve 14-2015/395359 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Soyut iddialar dışında dosya kapsamında delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Sanık …’ın mağdur …’nin öz amcası olduğu; 2010 yılına kadar mağdurun İstanbul ilinde eşi ve çocukları ile birlikte yaşadığı; 2010 yılı içerisinde mağdurenin ailevi ekonomik durumu nedeniyle … ilçesine gelerek baba evine yerleştiği; burada anne-baba ve kardeşiyle birlikte çocukları da olduğu halde yaşamını devam ettirdiği; eşinin ise emeklilik süresi nedeniyle fabrikada çalışmaya devam etmesi gerektiğinden ilçeye gelemediği; sanık …’ın mağdurenin bu durumundan faydalanmak istediği ve 2010 yılı içerisinde evinin yanında ve mağdurenin de ikamette bulunduğu yere yakın bir bölümde inşaat yaptığı, bir gün mağdureyi de buraya çağırdığı, mağdurenin sanığın öz amcası olması ve karşılaşması muhtemel eylemi düşünmediğinden dolayı kulübeye gittiği; burada sanığın ”eşinden sana hayır yok, eşin seni öpmemiştir, güzel becerememiştir, ben seninle birlikte olmak istiyorum” diyerek sözlü olarak cinsel taciz eyleminde bulunduğu, mağdurun sanığa tepki gösterdiği ve sanığın eylemini ileri boyuta taşıyamadığı; ancak aradan zaman geçtikten sonra başka bir gün sanık …’ın hayvanları için kepek geldiğinde mağdurun kendisine yardım etmek için gittiği ve kepekleri indirirken sanığın kepek indirirken mağdurenin göğüslerini sıktığı; mağdurenin bu durumları tanık olarak ifadesine başvurulan kardeşi …’ye anlattığı, akabinde annesinin de öğrenerek muhtar tarafından sanığın uyarıldığı, ancak sanığın mağduru savunmasız olarak bulduğu veya kendi ikametine geldiği zaman dilimlerinde eşinin ortamda bulunmamasını fırsat bilerek mağdurun vücudunu okşamak suretiyle anlık dokunduğu; yine farklı zamanlarda kalçasını sıktığı ve vücudunun değişik yerlerine, göğüslerine dokunduğu; bu suretle mağdura karşı öz amcası olarak cinsel saldırı suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez zincirleme şekilde işlediği mahkememizce kabul edilmiş, ilk cinsel taciz eyleminin meydana gelmesinin ardından yaklaşık bir hafta sonra mağdurun durumu kız kardeşi …’a anlattığı, …’ın ablasının yanlış anlamış olabileceğini söylediği ve ablasını sakinleştirdiği, mağdurun annesinin de olayları duyması ile olayın annesi tarafından muhtara anlatılarak sanık amcanın eve gelmemesi ve uzak durması için konuşulmasının istenildiği, muhtarın sanık ile bu durumu konuştuğu,sanığın bu konuşma sonrası mağdur ve ailesi ile konu ile ilgili konuşmadığı, mağdurun bulunduğu eve gidip geldiği hususunun tanık muhtar … nın beyanı ile de sabit olduğu, sanığın muhtarın kendisi ile konuştuğunu kolluk aşamasında ve duruşma sırasında ikrar ettiği, kendisine yeğenine yönelik cinsel davranış sebebiyle evden uzak dur denilmesi karşısında amcanın durumu kabullenmeyip aynı zamanda bir şey olmamış gibi davranışlar sergilemesi, iftira kabul ettiği olayla ilgili mağdur ve ailesi ile konuşmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği de vicdani kanaat gözönünde bulundurularak sanığın suçu bu haliyle subut bulmuş ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir…” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılanın aşamalardaki anlatımlarından, amcası olan sanığın göğsüne dokunma şeklindeki eyleminin sabit olduğu, diğer eylemlerin ise ne şekilde gerçekleştirildiğinin saptanamadığı gibi bu konuda oluşan tereddütün ortadan kaldırılamadığı ve bu nedenle diğer eylemlerin varlığı hususunda oluşan şüphede
giderilemediğinden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Görele Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli, 2014/816 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.