Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9679 E. 2023/5984 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9679
KARAR NO : 2023/5984
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/140 E., 2015/661 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 2. Çocuk Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli, 2015/140 Esas, 2015/661 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ile 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 14.05.2019 tarihli 14-2015/395360 sayılı suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Herhangi bir sebep içermeyen süre tutum dilekçesinden ibarettir.

III.OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin teyze çocukları oldukları, ailelerin arasında kırgınlık bulunmasına rağmen çocukların birbirlerinin evlerine gidip geldikleri, 2014 yılı Temmuz ayı içerisinde suça sürüklenen çocuk ve kardeşi …’ın, mağdurenin ailesi ile birlikte oturdukları eve gittikleri, bahçede oturdukları bir ara suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin içeriye girdikleri, suça sürüklenen çocuğun mağdureye arkasından yaklaşıp kolunu sıktığı ve yatak odasına götürdüğü ve suça sürüklenen çocuğun alt kıyafetini çıkardığı ve mağdurenin göğüslerini ellediği, bağırması üzerine kendi kardeşi … ve suça sürüklenen çocuk …’ın içeriye girdikleri ikisini birbirlerine yakın ancak dokunur vaziyette olmadıklarını beyan ettiklerini, tanık …’ın bağırma sesi üzerine içeriye girmelerine rağmen mağdureye neden bağırdığını sormadığını beyan ettiği, tanık …’un ise bu olayı yatak odasında ve içeriye girdiklerinde suça sürüklenen çocuğun pantolonunu yukarı çektiğini beyan ettiği, bu beyanların mağdurenin iddiasını doğruladığı ayrıca, 2015 yılı Ocak ayı içerisinde çocukların sokakta top oynarken suça sürüklenen çocuğun mağdurenin arkasından yaklaşıp kalçasına sarıldığı yönündeki iddianın da tarafsız tanık … tarafından doğrulandığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun farklı zamanlarda birden fazla kez mağdureye sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuğun zincirleme şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 05.02.2015 tarihli iddianame ile 2014 yılının temmuz ayında yaşandığı iddia edilen istismar eylemi dışında, suça sürüklenen çocuğun 2015 yılının ocak ayında mağdurenin kalça ve göğüslerini elleme şeklindeki cinsel istismar eyleminde bulunduğundan bahisle kamu davası açılmış olup, Mahkemece tanık Hicran’ın da şahit olduğu 2014 yılı yaz ayındaki eyleme ilişkin iddianamede herhangi bir anlatım bulunmadığı halde sanığa ek savunma hakkı verilerek belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile artırım yapılması nedeniyle Mahkeme hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede başka sebeple bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Çocuk Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/661 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10 .2023 tarihinde karar verildi.