Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9760 E. 2023/8762 K. 21.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9760
KARAR NO : 2023/8762
KARAR TARİHİ : 21.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/181 E., 2015/100 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ile cinsel taciz suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamına göre mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Mağdurun anne ve babasının boşanması nedeniyle kardeşi ile birlikte çocuk esirgeme kurumuna yerleştirildiği, burada bir müddet kaldıktan sonra suça sürüklenen çocuğun babası olan … … tarafından koruyucu aile olarak alınmak istendiği, bu talebinin ilgili kurum tarafından uygun görülerek mağdur ile kız kardeşinin suça sürüklenen çocuğun birlikte yaşadığı ailesinin yanına yerleştirildiği, bu süreçte koruyucu ailesi tarafından tüm bakımlarının yerine getirildiği, süreç içerisinde mağdurun biyolojik annesi olan … ile sosyal medya üzerinden irtibat kurduğu, annesiyle görüşmeye başlamasından bir süre sonra annesinin polise ihbarda bulunarak, kızının koruyucu aile üyelerinden evin babası … … ve oğlu suça sürüklenen çocuk … tarafından, vücuduna cinsel tatmin amacıyla dokunulması, kendi cinsel organının gösterilmesi ve öpülmesi gibi eylemlerde bulunularak istismar edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu ihbar üzerine alınan beyanlarda mağdurun suça sürüklenen çocuk hakkında davaya konu eylemleri işlediği yönünde anlatımlarda bulunduğu, bu anlatımını doğrulayan tanık beyanı bulunmadığı, yapılan tıbbi muayenede de herhangi bir fiziki delil ele geçirilemediği, olayı görmüş olduğu değerlendirilen kız kardeşinin, evde birlikte yaşayan diğer aile fertlerinin hiçbirisinin olaylara ilişkin bilgilerinin olmadığını anlattıkları, ancak mağdurun annesi ile birlikte yaptığı yazışmalara dair sosyal medya mesajlaşma çıktılarının delil olarak sunulduğu, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde eylemin gerçekleştiği yönünde şüphe doğduğu, zira mağdurun babası, babaannesi ve halası olan tanıkların tahkikat aşamasında beyanlarının alındığı, bu beyanlarda mağdurun kendileri tarafından eylemlerin iddia edilmesinden sonra evlerine getirildiğini, bu arada sorduklarında eylemi, annelerinin kendilerini alma işini kolaylaştırması amacıyla bu yönde beyanlarda bulunmasını istediğini söylediğini, böyle bir olay olsaydı mağdurun ve kardeşinin eylemleri zaten kendilerine olaydan sonra söyleyecek olduklarını, kendilerinin arada bir mağduru gördüklerini, kendilerine gayet iyi bakıldığını söylediklerini ifade ettikleri, gerçekten de mağdurun herhangi bir delille ispatlanamayan, hatta olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı rapor edilen mağdurun annesi ile irtibat kurmasından sonra bu hadiselerin ortaya çıkmasının, annesi …’nin kızları almaya çalışacağını suça sürüklenen çocuğun ailesine söylemesinin, çocukların kendilerine getirilmesinin istenmesinin, bu talebe olumlu yanıt alınmamasının bu iddianın gerçek olup olmadığı yönünde suça sürüklenen çocuk bakımından lehe durumlar olarak ortaya çıktığı, bu nedenle eylemin işlendiği hususunda şüphe doğduğu, bu şüpheden kesin bir kanaatle mahkumiyet hükmü kurulması gereken ceza yargılaması bakımından failin yararlanması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır.” şeklindeki gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında beraat hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.