YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10443
KARAR NO : 2023/3167
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi kararı
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; İlk Derece Mahkemesince yokluğunda verilen hükmü istinaf etmeyip, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ise temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararını lehe veya aleyhe değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; mahkemece ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/79 Esas, 2019/184 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davanın yargılaması sonucunda reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme, cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/2237 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun reddine, mağdure vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.02.2022 ve 04.07.2022 tarihli 2020/40489 sayılı, mağdure vekilinin temyiz isteminin reddi ve diğer temyiz istemleri yönünden kararın onanması görüşlü Tebliğname ve Ek Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanlarının değişme nedenlerinin araştırılması gerektiğine ve mağdurenin yaşının araştırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçu yönünden verilen kararın bozulmasına, indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin baskı altında tutulmadığına, sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin 2017 yılı şubat ayında bisikletçide tanıştığı sanık ile iş yerinde kendi rızasıyla cinsel ilişkide bulunduğu ve hamile kaldığı, sonrasında aynı yıl nisan ayında sanığın kendisini öptüğü ve buna ilişkin de mağdurenin rızasının bulunduğu, her ne kadar cinsel ilişki ve öpme şeklindeki istismarın mağdurenin rızasına aykırı zorla yapıldığından bahisle kamu davası açılmış ise de mağdurenin alınan beyanında sanıkla rızası ile beraber olduğunu, cinsel birliktelik yaşadığı ve öpmesine rızası olduğunu beyan ederek şikayetçi olmadığı, sanığın da aşamalarda alınan beyanında da zorla cinsel ilişkinin olmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla tüm dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gösterilen eylemin aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve şikayete tabii olduğu, mağdurenin şikayetten vazgeçtiği, aynı kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki eyleme ilişkin on beş yaşından büyük çocuklara yönelik cebir, tehdit ve hile ile işlenmesi gerektiğinden olayda rızanın varlığı karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmadığıı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hakkındaki kamu davasının düşmesine, cinsel istismar suçundan açılan davanın unsurları oluşmadığından beraatine karar verilerek hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. İlk derece mahkemesince yokluğunda verilen hükmü istinaf etmeyip, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ise temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin, İlk Derece Mahkemesi kararını lehe veya aleyhe değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. Açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemece ifadesinin alındığı tarihte on beş yaşından büyük olan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Hakkında cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraat kararı verilen sanıkla ilgili ayrıca değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan görülen kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve dosyada sunulan vekalet hizmetinin bölünememesi karşısında, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin istinaf kararı ile değişmeyen hükümleri temyiz hakkı olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz hakkı olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/2237 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.