YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11293
KARAR NO : 2023/8252
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/164 E., 2015/149 K.
SUÇLAR : Cinsel taciz, hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, katılan sanık … hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin edilen nüfus kaydına göre katılan sanık …’in hükümden sonra 23.11.2015 tarihinde ölmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararı hükümsüz kalıp, gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılan sanık …’in mirasçılarının hükümleri temyiz etmedikleri, katılan sanık …’in ölümü nedeniyle vekalet ilişkisi sona eren vekilin yeni bir vekaletname ile katılan sanık mirasçıları tarafından da yetkilendirilmemesi nedeniyle katılan sanık … vekilinin temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarihli ve 2011/164 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı ile;
a) Katılan sanık …’in katılan sanık …’a yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan sanık …’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan sanık …’a yönelik hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; katılan sanık …’e yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan sanık …’in katılan sanık …’e yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına; katılan sanık …’e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına,
c) Katılan sanık …’ın katılan sanık …’e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına,
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.06.2022 tarihli ve 4-2022/52968 sayılı, kısmî temyiz ret, kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri
Katılan sanık … hakkında, katılan sanık …’e yönelik hakaret suçundan hüküm kurulurken aleniyet unsurunun tartışılması gerektiğine, anılan suçla ilgili ceza tayin edilirken temel ceza olan “6 ay” üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılırken “9 ay” yerine “1 yıl” olarak sonuç cezanın belirlenerek fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstekleri
Katılan sanık … hakkında mahkumiyet kararının verilmesini gerektirecek yeterli delil bulunmadığına, tanıkların diğer tarafın çocukları olması sebebiyle taraflı beyanda bulunmalarından ötürü beyanlarının hükme esas alınamayacağına, alt sınırdan uzaklaşma ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir hal bulunmadığına, katılan sanık … hakkında da haksız tahrik hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğine, hakaret suçundan ceza belirlenmesinde hesap hatası yapılarak fazla cezaya hükmedildiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasının gerektiğine, katılan sanıklar … ve … hakkında verilen cezaların az olması sebebiyle kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Sanıklar … ve … Müdafiinin Temyiz İstekleri
Katılan sanık …’in, katılan sanık …’a yönelik atılı hakaret suçundan verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olup, dosya kapsamındaki delillerle çeliştiğine, katılan sanık …’in birden fazla suçtan yargılanıp hakaret suçu hariç diğer suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi sebebiyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, katılan sanık …’in, katılan sanık …’e yönelik hakaret suçunda aleniyet unsurunun gerçekleştiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanıklar … ve …’in kardeş oldukları ancak katılan sanık …’in dayısı tarafından büyütülmesi nedeni ile adı geçenin nüfusuna kaydedildiği, diğer katılan sanık …’ın ise katılan sanık …’in eşi olduğu, bir süredir katılan sanık …’in, katılan sanık … ile olan görüşmeleri sırasında adı geçene kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğinden bahsettiği, bu maksatla katılan sanıklar … ve …’in müşterek çocukları olan tanıklar …’in ve …’in beyanları ile de sabit olduğu üzere katılan sanık …’in, katılan sanık …’ı ikamete ait sabit telefondan sürekli arayarak adı geçenle görüşmeye çalıştığı, katılan sanık …’in ikamette olup olmadığını sorup olmadığı vakitlerde anılan ikamete gelip o esnada konutta bulunan tanıkları çeşitli vesilelerle ikametten uzaklaştırmaya çalıştığı, bir süre devam eden anılan durum neticesinde katılan sanık …’in cinsel ilişki teklifini yineleyip kabul görmemesi ya da başkalarına anlatılması halinde katılan sanık … ile ilgili başka erkekler ile uygunsuz ilişkileri olduğu yönünde söylemlerde bulunacağından bahisle tehditte bulunduğu, nitekim katılan sanık …’in, tanık …’dan katılan sanık …’ın çalıştığı işyerinin sorumlularının isim ve iletişim numaralarını alarak anılan iş yerinde müdür olarak görev yapan tanık …’yu arayarak baş aşçı ile bayanlar arasında uygunsuz ilişkiler olduğu yönünde söylemlerde bulunduğu, yine anılan iş yerinin genel merkezinde müdür olarak görev yapan … isimli şahsın aranarak başaşçı ile bulaşıkçı olarak çalışan katılan sanık … arasında ilişki olduğuna dair söylemlerin devam ettiği, katılan sanık …’in ayrıca tanık …’a katılan sanık …’ı başka erkeklerle yakaladığına dair sözler sarf ettiği, devam eden hadiseler üzerine katılan sanıklar … ile …’in olaylardan haberdar olması üzerine konuşmak maksadıyla katılan sanık …’in ikametine gitmeleri ile çıkan tartışmada tanık …’ın beyanı ile sabit olduğu üzere katılan sanık …’in, katılan sanık …’e hitaben “Pezevenk” şeklinde sözler sarf ettiği, katılan sanık …’in de tanık …’in beyanına göre elinde bulunan tüfeğini katılan sanık …’e doğrultarak “Seni vururum” şeklinde söylemde bulunduğu, devamında ise katılan sanıklar … ve …’ın, katılan sanık …’in vücuduna vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri, anılan hadisenin öncesindeki bir günde de katılan sanık …’in ikrarı ile sabit olduğu üzere adı geçenin katılan sanık …’e hitaben “Sen git namusunu sağlık mahallesinde ve çalıştığı işyerinde ara” şeklinde sözler sarf ettiğinin kabulüne dair Mahkeme gerekçesinde katılan sanıkların beyanları, tanık anlatımları, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamı itibariyle katılan sanık …’in, katılan sanık …’a yönelik olarak “Ben sana da eşime de yeterim” sözleriyle hakaret suçu işlediği iddiası ile ilgili mahkumiyeti gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmekle, diğer eylemler yönünden katılan sanıkların eylemleri sabit görülmekle mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin edilen nüfus kaydına göre katılan sanık …’in hükümden sonra 23.11.2015 tarihinde ölmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararı hükümsüz kalıp, gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılan sanık …’in mirasçılarının hükümleri temyiz etmedikleri, katılan sanık …’in ölümü nedeniyle vekalet ilişkisi sona eren vekilin yeni bir vekaletname ile katılan sanık mirasçıları tarafından da yetkilendirilmemesi nedeniyle katılan sanık … vekilinin temyiz hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Kararlara Yönelik Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve esasen bu hususta mahallinde merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu kararlara yönelik temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Yönelik Cinsel Taciz ve Tehdit Suçları ile Katılan Sanık …’e Yönelik Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Sanık … Müdafii, Katılan Sanık … Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Katılan sanık … hakkında yargılama konusu eylemlerinden cinsel taciz suçunun lehe olduğu anlaşılan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca, hakaret suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, tehdit suçunun 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.03.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, anılan tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname’de hakaret ve tehdit suçlarından farklı gerekçeyle bozma, cinsel taciz suçundan onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
D. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 06.10.2011 tarihli iddianame anlatımı ve sevk maddeleri gözetildiğinde katılan sanık …’a yönelik işlendiği iddia olunan hakaret eylemiyle ilgili açılmış bir dava bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesince anılan eylemle ilgili hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstekleri ile Katılan Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Kararlara Yönelik Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; katılan sanık … müdafii ile katılan sanık … müdafiinin temyiz isteklerinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Sanık … Hakkında Cinsel Taciz, Tehdit ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Sanık … Müdafii, Katılan Sanık … Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarihli ve 2011/164 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … müdafii, katılan sanık … müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık … hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle; Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarihli ve 2011/164 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.