Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12140 E. 2023/2751 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12140
KARAR NO : 2023/2751
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 saylı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2011 tarihli ve 2011/24345 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı,
2. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2012 tarihli ve 2011/704 Esas, 2012/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu,

3. Yargıtay (Kapatlan) 14. Ceza Dairesinin 24.12.2015 tarihli ve 2014/1065 Esas, 2015/12088 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs olup olmadığının tayin ve takdiri ile bu konudaki dosyaya bakma, kanıtları değerlendirme ve suç niteliğini belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği,
4. Bozma sonrası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2011 tarihli ve 2011/24345 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açıldığı,
5. Bozma sonrası sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının esas dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2016/304 Esas, 2018/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulduğu,
6. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/8881 Esas, 2022/539 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan hükümle ilgili olarak sair temyiz itirazlarının reddine ancak, “Olay gecesi sanığın birlikte alkol aldığı reşit mağdureyle tanık …’ın evine gitmesinin ardından üzerine saldırıp, alt kıyafetlerini çıkararak vücudunu okşadığı mağdurenin bağırması üzerine kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 102/1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasını”nın hukuka aykırı olduğu, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak ise “Cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı” mevcut haliyle eylemin sadece cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği,
7. Bozma üzerine Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile sanığın, cinsel saldırı suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Somut olayda sanığın katılana karşı suça konu eylemlerini gerçekleştirmek için katılanın hürriyetini yoksun bıraktığı ve sanığın bu haliyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkum edilmesi gerektiği, ayrıca sanık hakkında her iki suç açısından takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın en üst hadden ceza verilmesi gerektiği ve Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulması istemine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Cinsel Saldırı Suçu Açısından
Olay gecesi sanığın birlikte alkol aldığı reşit mağdureyle tanık …’ın evine gitmesinin ardından mağdurenin üzerine saldırıp, alt kıyafetlerini çıkararak vücudunu okşadığı, mağdurenin bağırması üzerine kendiliğinden bıraktığı kabul edilmiş olup mevcut haliyle sanığın sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından;
Cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurenin hareket etme özgürlüğü kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, cinsel saldırı eyleminde bulunduğu sırada mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığının anlaşılması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Bozma sonrası yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, cinsel saldırı eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı bulunan hükmün, 5271 sayılı Kanun uyarınca yapılacak temyiz itirazları için geçerli olduğu, mevcut dosyanın 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesine tabi olduğu, bu sebeple dosya kapsamı itibariyle sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi belirtmesine gerek olmadığı anlaşıldığından Tebliğname’de sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddini isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.