YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13323
KARAR NO : 2023/1758
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.01.2019 tarih ve 2019/256 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin
ikinci fıkrası 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 63 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmesi istemli kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi 29.05.2019 tarih ve 2019/69 Esas, 2019/187 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 25.06.2021 tarihli ve 2019/2073 Esas, 2021/1113 Karar sayılı ilamı ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Şikayetçinin aşamalardaki samimi ve tutarlı beyanları, sanığa suç isnad etmesini gerektirir bir husumutein ralarında bulunmaması, dosyadaki raporlar, deliller ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında mahkûmiyet verilmesi gerektiğini sanığın suçu işlediğini, dosyanın tekemmül etmesi ile sanığın şikayetçiye karşı atılı suçları işlediğinin sabit olduğunu, ilk derece mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken delil ve ifadelerin yeterince araştırılmadığını, tamamiyle sanık lehine hüküm kurduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “Mağdur … ***’in sanık … *** ile mahalleden tanıştıkları, olay günü mağdurun mahallede markete giderken sanığın zorla mağduru başkasının kullandığı bir araca cebir ve tehditle bindirerek … ilçesi … Mahallesinde bulunan bir eve götürdüğü, burada mağdura yönelik “Bağırırsan seni vururum, çocuklarına zarar veririm” diyerek tehditte bulunduğu, burada 20-25 gün kadar alıkonulduğu, sanığın evin kapılarını kilitleyip mağdurun rızası dışında normal ve anal yolla birden çok kez ilişkiye girdiği, mağdurun 01.12.2018 tarihinde evden kaçarak Bornova İlçesi … Mahallesindeki evine gittiği, başlangıçta eşi …’e olaydan bahsetmediği, tekrardan sanık tarafından tehdit edilerek alıkonulduğu eve gelmesi istendiğinde olayı eşine anlattığı ve karakola giderek şikayetçi olduğu olayda sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; Sanığın aşamalarda vermiş olduğu savunmalarda özetle mağdur ile aralarında bir gönül ilişkisi olduğu, mağduru zorla evinde alıkoymadığı, mağdurun ve kendisinin evli olması sebebiyle aralarında anlaşmazlık çıktığı, kendisini bu sebeple şikayet etmiş olabileceğini, cinsel ilişkide boşalma konusunda herhangi bir sorun olmadığı beyanı karşısında BTK tarafından gönderilen HTS kayıtlarında mağdurun suç tarihinde birden çok kişiyle telefonla görüştüğü, polisi arayıp haber verme ihtimali olduğu ancak yapmadığı, telefonunun kendisinde olduğu ve özgürce kullanabildiğinin saptandığı, mağdur … *** 30.11.2018 tarihinden bir ay öncesine kadar kendisinin … semtinde adresinde bilmediği bir evde tutulduğunu, tecevüze uğradığını belirtmiş ise de Bornova PMA’ya giderek 2018/2946 suç numaralı olayla 10.11.2018 tarihinde polis merkezine gelerek kendisini darp ettiğini söyleyerek eşi hakkında şikayetçi olduğu, 20.11.2018 tarihinde polis merkezine tekrar gelerek eşinin kendisini tehdit ettiğini … iline gideceğini söylemek suretiyle ek ifade verip şikayetinden vazgeçtiği tutanaklarla sabit olduğu, ayrıca mahkememizde vermiş olduğu çelişkili beyanlarında tutulduğu evin pencere kenarında dahi polis olduğu ancak kendisinin çocuklarıyla tehdit edildiğinden bahisle polise bir şey söyleyemediğini beyanı karşısında mağdurun HTS kayıtları ve polis tutanakları ile sabit olan eyleminde sanığın evine istediği gibi girip çıkabildiği, bu sürede telefonuyla istediği şahısla görüşebildiği ve kendisini zorla alıkoymaya yönelik hiçbir delil bulanamadığı, gelen adli raporda ise tecavüze uğradığına yönelik herhangi bir delil olmadığı anlaşıldığından mağdurun vermiş olduğu çelişkili ifadeleri. HTS kayıtları, polis tutanakları ile adli rapor ve tanık beyanları göz önüne alınarak sanığın müsnet suçlardan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden sanığın savunmasına itibar edilip beraatine karar vermek gerekmişse de mağdurun sanık ile olan gönül ilişkisi, bahsettiği tarihlerde rahatlıkla karakola gidip eski eşini şikayet edip bu şikayetinden geri vazgeçebilmesi, HTS kayıtları ile telefon görüşmeleri ve adli rapor göz önüne alındığında sanığın ve kendisinin evli olup birbirleriyle gönül ilişkileri olduğu bu sebeple aralarında … ve tam olarak saptanamayan bir menfaat çatışması sebebiyle sanığa yönelik kuvvetle ihtimal iftira suçunu işleyebileceği anlaşıldığından mağdur hakkında iftira suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş olup yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur. ” gerekçeleriyle sanığın beraatine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 25.06.2021 tarihli ve 2019/2073 Esas, 2021/1113 Karar sayılı ilamı ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi 25.06.2021 tarihli ve 2019/2073 Esas, 2021/1113 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.