Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13390 E. 2023/2967 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13390
KARAR NO : 2023/2967
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2528 E., 2022/1767 K.
SUÇ : Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2011/674 Esas ve 2021/7468 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/2528 Esas, 2022/1767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdur çocuğun çelişkili ifadelerine dayalı beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”Sanıklar … ***, …*** ve … … *** hakkında atılı suçlardan ve sanık … *** hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık … ***’nun bu suçun icra hareketi olarak kabul edilebilecek bir eylemde bulunmadan kolluk görevlileri tarafından yakalandığı ve sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı olarak suçlamayı reddettikleri, iddiayı ispata yarayacak kamera görüntüsü, tanık beyanı veya başka herhangi bir somut delil elde edilemediği, Adana Adlî Tıp Kurumunun 01.11.2011 tarihli raporunda mağdurda akut veya kronik livatanın maddi delillerine rastlanılmadığının belirtildiği, 12.07.2011 tarihli teşhis tutanağında mağdurun sanıkları teşhis ettiği belirtilmişse de sanıkların mağdurla aynı çevrede yaşıyor olmalarına göre mezkur tutanağın tek başına hükme esas alınamayacağı, tanık … ***’nin aşamalarda alınan ifadelerinin büyük oranda çelişki içerdiği ve dinlenilen diğer tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, dolayısıyla tanık beyanlarının mahkûmiyete yeter delil olarak kabul edilemeyeceği ve Nizip Devlet Hastanesinin 14.07.2011 tarihli mağdurda hafif derecede zeka geriliği olduğu şeklindeki raporu ile mağdurun 11.07.2011 tarihinde Nizip Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesine eşlik eden Psikolog … ***’ın mağdur hakkındaki “isimler, tarih ve tecavüz eden şahısların tecavüz sayıları konusunda yanılmış olabilir. Bu konuda da anlatmış olduğu olayların her defasında ve soruluşunda farklı şekilde olmasından anladım” şeklindeki ifadesi ışığında yapılan değerlendirmede mağdurun somut delille desteklenmeyen beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, sanıkların belirtilen bu suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeter inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.” şeklindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/2528 Esas, 2022/1767 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/2528 Esas, 2022/1767 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.