Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13678 E. 2023/3125 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13678
KARAR NO : 2023/3125
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/342 E., 2022/212 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2010 tarihli ve 2010/1996 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2013 tarihli ve 2010/459 Esas, 2013/75 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2013 tarihli ve 2010/459 Esas, 2013/75 Karar sayılı kararının o yer cumhuriyet savcısı ve mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/9986 Esas, 2019/8721 Karar sayılı kararı ile sanığın savunması doğrultusunda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi gerçeğin ortaya çıkartılması açısından tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukukî durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/342 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilmek suretiyle hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.10.2022 tarihli ve 4-2022/94422 sayılı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olması, tuvalete gitmek için sanığın yanından ayrıldığını beyan etmişse de bu hususta keşif yapılmaması, ağır bir tramva yaşadığını belirten katılan mağdurenin sanığın eylemi sırasında bıçak olup olmadığını hatırlamadığına dair mahkeme beyanının hayatın olağan akışına aykırı olması, hazırlık ile mahkeme beyanı arasında 10 yıl süre bulunması, cinsel birlikteliğe ilişkin rapor aldırılmaması, istikrarlı sanık savunmaları ve tanık ifadesi dikkate alınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün bozulmasına ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın zımmen ikrarı, katılan mağdurenin tutarlı beyanları nedeniyle hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna, cinsel istismar suçu yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılmasına ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden katılan mağdurenin soruşturmada aşamasındaki beyanlarına itibar edilmemesinin ve rızasının geçerli olmadığınının gözetilmemesinin, istismar suçu yönünden ise takdiri indirim uygulanmasının, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ile sanığın arkadaş oldukları, olay tarihinde on sekiz yaşından küçük olan katılan mağdurenin soruşturma aşamasında akşam saatlerinde sanık ile karşılaştıklarını, ıssız bir alana alkol almak maksadıyla gittiklerini, sohbet ettikleri sırada sanığın darp ederek ve bıçakla tehditte bulunarak dudağından ve boynundan öptüğünü, mahkemede ise ek olarak oral yoldan cinsel ilişki yaşadıklarını iddia ettiği, sanığın katılan mağdureyle karşılaştıklarını sohbet ettikten sonra katılan mağdureyi eve bıraktığını beyan ederek atılı suçlamaları reddettiği, adli raporda katılan mağdurede yaralanmaların tespit edildiği, sanığın katılan mağdureyi eve bırakmasının akabinde katılan mağdurenin kolluk kuvvetlerine haber vermesi ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, yaralanmalara ilişkin rapor, sanığın katılan mağdurenin beyanı üzerine yakalanması ve üzerinde bıçak elde edilmesi dikkate alınarak katılan mağdurenin mahkemedeki oral ilişki beyanına itibar edilmek suretiyle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına, katılan mağdurenin sanıkla rızası ile olay yerine gitmesi ve eylemle sınırlı olması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, katılan mağdurenin beyanı dışında delil bulunmaması nedeniyle hakaret suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İntikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, adli rapor ve mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan mağdure vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin suçun sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca Bakanlığın davaya katılması Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlamadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen hakaret suçunun 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve ilk beraat hükmünün temyiz incelemesinde bozulmasının ardından gerçekleştirilen yargılama neticesinde tekrar beraatine karar verilen sanığın ilk mahkeme sorgusunun yapıldığı 27.01.2011 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği belirlenmiştir.
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede, 24.12.2010 tarihli iddianamede sanığın katılan mağdureyi bileklerinden tutup yere yatırarak ve bıçakla tehdit ederek katılan mağdurenin üzerine çıkıp dudaklarından ve boynundan öpmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği belirtilerek açılan kamu davasına bakan Asliye Ceza Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verdiği görevsizlik kararıyla birlikte dosyanın gönderildiği Ağır Ceza Mahkemesince bu suçla ilgili usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı, yine Asliye Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararında katılan mağdurenin mahkeme beyanındaki oral ilişki iddiasıyla ilgili olay anlatımının yer almadığı nazara alınarak bu hususta yeni dava açılması sağlandıktan sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/342 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/342 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/342 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.