Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/138 E. 2022/9593 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/138
KARAR NO : 2022/9593
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 02.06.2020 günlü ilamıyla mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 13.10.2014 tarihli raporunu düzenleyen heyette çocuk psikiyatristi bulunmadığı gibi çocuğun cinsel istismarı suçuna dair bir değerlendirmenin de yapılmaması nedeniyle anılan raporun yetersiz olduğu anlaşıldığından, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenip, buna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılamada olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususuna yönelik rapor aldırmak istememesi nedeni ile tespitinin yapılamadığı ve şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereği mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığı kabul edilmesine karşın, lehe-aleyhe kanun değerlendirmesi yapılırken 6545 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki TCK’nın 103/1. maddesinin sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mahkemece kurulan hükmün delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında sanık hakkında suç tarihindeki Kanun hükümleri gereğince ve üst hadden ceza tayin edildiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında 6545 sayılı Kanunla değişik TCK hükümleri tatbik edilip alt sınırdan uygulama yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ve katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.