Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/140 E. 2023/8834 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/140
KARAR NO : 2023/8834
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2021/378 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.08.2018 tarihli ve 2018/26 Esas, 2018/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/3219 Esas, 2019/385 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/1011 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanığın kullandığı GSM hattı ile katılan mağdurenin kullandığı hatta ait HTS kayıtları incelenmek suretiyle 15.06.2017-15.12.2017 tarihleri arasında gece iş çıkışı olan saat 22:00’dan sonra cezaevi yolu yakınlarında bulunan baz istasyonu veya istasyonlarından ortak sinyal alıp almadıkları hususunda bilirkişi marifetiyle rapor alınması ve katılan mağdurenin … isimli erkek arkadaşı ile 15.06.2017-10.08.2017 tarihleri arasında birçok konuşma gerçekleştirip, son olarak 18.11.2017 tarihinde 448 … görüştükleri nazara alındığında, adı geçenin olaylara ilişkin bilgisi olup olmadığı hususunda ifadesi alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, sanığın inkara yönelik, suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf, maddi hakikati çarpıtan, dosya kapsamındaki delillerle çelişen savunmaları, katılan … ve …’nin katılan mağdurenin ifadelerini destekleyen beyanları ve tüm dosya kapsamı bir arada düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğini, somut olayda katılan mağdurenin kendi şeref ve onurunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için somut olgu tespit edilemediğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, … Beyazıt Üniversitesi … Eğitim Araştırma Hastanesinin 15.12.2017 tarihli raporu ile katılan mağdurenin istismar edildiğinin ortaya çıktığını, beraat kararının bozulmasını talep etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince: ”Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık hakkında aynı suçun icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdurun vücuduna anal ve oral bölgelerden organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme olarak işlediği iddiası ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanığın kullandığı GSM hattı ile mağdurenin kullandığı hatta ait HTS kayıtları incelenmek suretiyle 15/06/2017-15/12/2017 tarihleri arasında gece iş çıkışı olan saat 22:00 den sonra cezaevi yolu yakınlarında bulunan baz istasyonu veya istasyonlarından ortak sinyal alıp almadıkları hususunda düzenlenen 07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, farklı farklı bölgelerden sinyal alındığına dair tespit yapıldığı anlaşılmakla, Mağdurenin … isimli erkek arkadaşı ile 15/06/2017-10/08/2017 tarihleri arasında birçok kez konuşma gerçekleştirdiği, son olarak 18/11/2017 tarihinde 448 … görüştükleri nazara alındığında adı geçenin olaya ilişkin bilgisi olup olmadığı hususunda beyanına başvurulmak için tanık olarak mahkememizce dinlendiği, tanık …’in 20/04/2021 tarihli mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanında, mağdurenin kendisine sanığın rahatsız etmesi ile ilgili herhangi birşeyden bahsetmediğini söylediği anlaşıldığından mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık … hakkında mağdure … …’ye yönelik olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeter nitelikte kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesi ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Önceki günlü bozma ilamında “sanığın kullandığı GSM hattı ile mağdurenin kullandığı hatta ait HTS kayıtları incelenmek suretiyle 15.06.2017-15.12.2017 tarihleri arasında gece iş çıkışı olan saat 22.00’dan sonra cezaevi yolu yakınlarında bulunan baz istasyonu veya istasyonlarından ortak sinyal alıp almadıkları hususunda bilirkişi marifetiyle rapor alınması” hususu araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tespiti istenmiş ise de Mahkemece yapılan araştırmanın ve bu hususta aldırılan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunun anlaşılması karşısında; katılan mağdurenin, eylemlerin cezaevi yolunda 15.06.2017-15.12.2017 tarihleri arasında saat 22.00 dan sonra gerçekleştiği beyanı üzerinde durularak, sanık ile katılan mağdurenin olay tarihinde kullandıkları cep telefonlarının baz istasyonu veya istasyonlarından ortak sinyal alıp almadıklarının ikamet ettikleri yerler de göz önünde bulundurularak belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/378 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.