Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14672 E. 2023/212 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14672
KARAR NO : 2023/212
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/268 Esas, 2022/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve ek cümlesi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1667 Esas, 2022/1421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mağdurenin ailesinin mağdureyi sürekli darp ettiği, bu durumun hastane kayıtlarıyla da sabit olduğu, mağdurenin dövülmemek için ailesine yalan söylediği,
2. Mağdurenin ailesinin suça konu her iki olayı da çok öncesinde bilmelerine rağmen intikali geç gerçekleştirmeleri ve bu süreçte ailenin hala sanıkla görüşmeye devam etmeleri hususunun aslında olayın gerçekleşmediğini ve kurgudan ibaret olduğunu gösterdiğini,
3. Mağdurenin aşamalardaki beyanlarında bir çok çelişki bulunduğu gibi beyanlarının dosyada mevcut diğer beyanlar ile de uyumlu olmadığı ortada iken İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde mağdurenin değişmez ve istikrarlı şekilde beyanda bulunduğunu belirtmesi hususunun hatalı bir değerlendirme olduğu,
4. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarının duyuma dayalı olduğu, görgüye dayalı tanık bulunmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; sanığın, mağdurenin üvey babasının eniştesi olduğu, 2021 yılının Şubat ayında, sanığın kendi evinde bulunan mağdurenin dudağının kenarından öpme şeklinde eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı ancak sanığın katılanların evinde kaldığı 2021 yılının Mart ayında mağdure ile birlikte çekyatta yattıkları sırada mağdurenin göğsüne dokunması, yüzünün ve vücudunun çeşitli yerlerinden öpmesi, sarılması, cinsel organını mağdurenin arka özel bölgesine dokundurması, dudağını somurması şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aşacak nitelikte olduğu, her iki olay arasında 1 aylık sürenin bulunduğu, sanığın mağdureye yönelik birden fazla kez öpme, dudağını somurma, sarılma, arka özel bölgesine cinsel organını dokundurma şeklindeki cinsel eylemlerinin süreklilik arz edecek nitelikte olduğu ve cinsel ilişki seviyesinde olmadığı ancak mağdurenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden sürekli ve kesintisiz cinsel davranışlar olduğu anlaşıldığından sanığın eylemlerinin olay tarihinde on iki yaşından küçük katılan mağdure …’ye karşı çocuğun cinsel istismar suçunu işlediği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bozma isteyen sanık müdafiinin talebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1667 Esas, 2022/1421 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.