Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15002 E. 2023/3316 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15002
KARAR NO : 2023/3316
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1023 E., 2022/1162 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında; mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2019/424 Esas, 2022/244 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, beraatine karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1023 Esas, 2022/1162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan mağdur vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2022 tarihli 9-2022/138310 sayılı Tebliğnamesiyle dosya onama istemiyle Daireye gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdur …’e yönelik eylemler yönünden sübuta; mağdur …’e yönelik eylemler yönünden suç vasfına ve teşditen ceza tayinine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdur …’e yönelik eylemler yönünden sübuta, her iki mağdura yönelik eylemler yönünden teşdiden ceza tayini, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ve vekalet ücretine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdur …’e yönelik kurulan hükümlere ilişkin olup eksik inceleme ve sübuta ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mağdur …’e yönelik atılı cebir kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden yapılan değerlendirmede; olayın görgü tanığı … …’in sanığın mağdur …’e yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen eylemleri bizzat görmediğini, mağdurun kendisinden duyduğunu ifade etmesi karşısında, mağdurun soyut beyanı dışında, adli rapor, tanık anlatımı sanığın ikrarı vb. delilin bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve masumiyet karinesinin gereği olarak şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa 38/4. md., İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2.md., İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11.md., Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 14/2. md.) gözetildiğinde; mağdur … yönünden olayın adli makamlara intikal tarzı ve zamanı, savunma ve tüm dosya içeriğine göre sanığın atılı cebir kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile her iki suç yönünden de sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekmiştir.

Sanığın mağdur …’e yönelik atılı cebir kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden yapılan değerlendirmede; mağdur …’in beyanı, beyanın itibar edilebilirliğine ilişkin uzman görüşleri ve mahkeme gözlemi, bizzat olayın görgü tanığı olan tanık … …’in beyanı, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde mağdur … ve tanık … …’in birbiri ile uyumlu beyanlarına üstünlük tanınıp sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, sanığın suç tarihinde on iki yaşından küçük mağdur …’e yönelik cebir ve tehditle vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismar eylemi sabit görülerek cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Cebir kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; tanık anlatımı ve mağdurun beyanı uyarınca, olay tarihinde on dokuz yaşında olan sanığın dokuz yaşındaki mağduru bulunduğu yerden olay mahalline cebir kullanmak sureti ile zorla götürerek mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırdığı sabit görülerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Mağdurun olay tarihindeki yaşı gözetilerek sanığın suçu çocuğa karşı işlediği anlaşılmakla cezasında bir kat artırım yapılmış ve sanığın suçu cinsel amaçla işlediği sabit olmakla cezasında yarı oranında artırım yapılmıştır.

Sanığın eylemlerini cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlediğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin nitelikte delil bulunmadığından ve tanığın görgüsünün ise sadece sabit görülen olay tarihindeki sanığın eylemine ilişkin olduğu anlaşıldığından yasal şartları bulunmamakla sanık hakkında her iki suç yönünden de zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır.

Sanığın cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını olay tarihinde henüz dokuz yaşındaki bir çocuğa karşı gerçekleştirmiş olduğu gözetildiğinde eylemin niteliği, ağırlığı, bir bütün halinde genel ahlaka aykırılığın derecesi ile sanığın gerçekleştirdiği sübuta eren eylemleri nedeniyle pişman olduğuna ilişkin mahkememize yansıyan davranışlarının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında takdiri indirim nedenleri bulunmamakla cezasından takdiren indirim yapılmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece; “Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarih, 2019/424 Esas ve 2022/244 Karar sayılı ilamı ile sanık … *** hakkında katılan mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine ilişkin kararlarına yönelik incelemede; İlk Derece Mahkeme kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,

2.Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarih, 2019/424 Esas ve 2022/244 Karar sayılı ilamı ile sanık … *** hakkında katılan mağdur …’e yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine ilişkin kararlarına yönelik incelemede;

Sanık …’in on iki yaşından küçük mağdur …’i 2018 yılı içinde darp ederek köydeki eski bir eve götürdüğü, burada cinsel organını çıkartarak mağdur …’in makat bölgesine sokmaya çalıştığı ancak soktuğuna dair delil elde edilemediği, sanığın eyleminin basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığının kabulünün gerektiği sanığın ayrıca çocuğa karşı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, mağdur … ve tanık … anlatımı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;

İlk Derece Mahkemesince sanık … *** hakkında mağdur … ***’e karşı organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/2-2. cümle, TCK’nın 103/4 maddeleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın mağdura yönelik organ sokmak eylemi sabit olmadığından, İlk Derece Mahkemesinin bu mahkumiyet kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle CMK’nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık … ***’in mağdur … ***’ye karşı eyleminin cebir kullanmak suretiyle sarkıntılık boyutunu aşan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, TCK’nın 103/1-1. ve 3. cümle, TCK’nın 103/4 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezadan TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasına,

Sanığın ayrıca mağdur …’i darp ederek köydeki eski bir eve götürerek çocuğa karşı cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde TCK’nın 62 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmamış ise de, İlk Derece Mahkemesinin bu mahkumiyet kararının CMK’nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık … ***’in mağdur … ***’ye karşı eyleminin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, TCK’nın 109/2, 109/3-f, 109/5 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezadan TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2.Açıklanan nedenlerle; Tebliğnamede atılı suç yönünden de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdurlar vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; Olayın intikal şekli ve zamanı, sanık savunması, mağdur beyanları, tanık anlatımları, Aksaray Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.04.2019 tarih 2019/288 sayılı olayın adli tahkikatla aydınlatılması gerektiğini bildirir rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde mağdur …’e yönelik eylemler yönünden vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde ve mağdur …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Mağdur …’e Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Mağdur …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/1023 Esas, 2022/1162 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.