Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15335 E. 2023/6962 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15335
KARAR NO : 2023/6962
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/481 E., 2022/505 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.07.2022 günlü raporuna göre olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu belirtilen ve bozma öncesinde mahkemece ifadesinin alındığı 19.09.2013 günlü duruşmada kırk yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2013/215 Esas, 2014/52 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2013/215 Esas, 2014/52 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve mağdurenin vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/20149 Esas, 2021/8296 Karar sayılı ilâmıyla; “Mağdureyle ilgili olarak Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.05.2013 günlü raporda ‘Kişiye yapılan psikometrik testte sadece sözel testlere yanıt verebildiği, diğer testleri yanıtlayamadığı, sözel becerisinin IQ 57 düzeyinde olduğu, olayın gelişimi dikkate alındığında iddia edilen cinsel eylemde beden ve ruh bakımından kendisini savunabileceği, ahlaki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği’ yönünde görüş bildirilmesine rağmen Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 17.12.2013 tarihli raporda mağdurenin yaşadığı iddia edilen eylemi bir cinsel şiddet olarak algılayamadığı, saptanan zeka geriliğinin cinsel saldırı eyleminin hukuksal anlam ve sonuçlarını kavrayıp değerlendirmesinde ve eyleme ruhsal yönden mukavemet edebilmesinde önemli ölçüde yetersizlik oluşturduğu, dolayısıyla kendisine yapılan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama hususunda telkin, yönlendirme, baskı ve şiddet koşullarında bağımsız karar veremeyeceğinin ifade edilmesi karşısında, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkiyle suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bundan dolayı maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği, fiile karşı beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı, mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususlarında yeniden rapor aldırıldıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve 9-2022/140737 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin kovuşturma aşamasında sanığın atılı suçu işlemediğine dair beyanda bulunduğu, tanıkların anlatımlarıyla aşamalarda hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle çeliştikleri, sanık ile mağdurenin abileri arasında husumet bulunduğu, üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada delil olmayan sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece ”Tanıklar … ve … olay tarihinde sanık …’in katılana omuzlarından bastırıp cinsel organını katılanın ağzına sokmaya çalıştığını gördüklerini beyan ettikleri, katılanın da adli muayenesinin yapıldığı esnada 10/05/2013 tarihli rapor içeriğinden anlaşıldığı üzere adli tıp uzmanına sanığın kendisine para vereceğini söylediğini, pis yerini kendisine gösterdiğini, şeyini pantolonundan çıkarıp gösterdiğini, omuzundan aşağı indirip ağzına al dediğini ve tokat attığını, tiksindiğini, o anda yengelerinin yetişip kendisini kurtardığını beyan ettiği, katılanın 08/05/2013 tarihli savcılık ifadesinde sanığın ayıp yerini kendisine gösterdiğini, ağzına alırmısın dediğini, kendisinin de olmaz dediğini, katılanın olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporu nazara alındığında suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili sanık savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 6545 sy yasa ile yapılan değişiklik önceki hali ile 5237 Sayılı TCK’nın 102/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önemi ve değeri dikkate alınarak takdiren 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemi organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs niteliğinde olduğundan ve eylem tamamlanmadığından, eylemin neticeye yakınlığı, zararın ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 35/2 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın müsnet eylemi neticesinde katılanın beden ve ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilemediği ve mağdurun fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğunun ATK 6. İhtisas Kurulu tarafından belirtilmesi nedeni ile sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 102/3a ve 102/ 5. fıkralarının uygulanmasına yer olmadığına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklindeki kabul ve gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Deliller; Sanık savunması, doktor raporları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.07.2022 günlü raporu, mağdure beyanları, tanık anlatımları, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.05.2013 günlü raporu, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 17.12.2013 tarihli rapor ile kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanaklardan ibarettir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.07.2022 günlü raporuna göre olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu belirtilen ve bozma öncesinde mahkemece ifadesinin alındığı 19.09.2013 günlü duruşmada kırk yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğname’de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Olayın oluş şekli, raporlardaki yaralanmaların olaydan sonra kardeşleri tarafından darp edilmesine bağlı olarak gerçekleştiğine dair mağdure beyanları, tanıkların aşamalarda birbirleriyle çelişen çelişkili anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde otuz dokuz yaşı içerisinde bulunan ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 22.07.2022 günlü raporunda hafif derecede mental retardasyon bulunmakla birlikte mevcut haliyle maruz kaldığı cinsel saldırı eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği belirtilen mağdureye yönelik eylemin cebir tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/481 Esas, 2022/505 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.