Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16034 E. 2023/4935 K. 07.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16034
KARAR NO : 2023/4935
KARAR TARİHİ : 07.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1658 E., 2022/1316 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/153 Esas, 2022/208 Karar sayılı Kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuklar … …, … … ve … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
b) Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 26 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1658 Esas, 2022/1316 Karar sayılı kararı ile sanıklar ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … …, … ile … … müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … ile …’ın mağdura karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediklerinin sabit olduğundan mahkûmiyetleri gerektiğine, suça sürüklenen çocuklar …, … … ile … … hakkında temel cezaların ve zincirleme suç hükümleri yönünden yapılan artırımın üst hadden belirlenmesi gerektiğine, kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın yargılama boyunca dürüstçe beyanlarda bulunduğuna, meydana gelen olayda sanık kadar bu olayı kameraya alan ve görüntülerin yayılmasını sağlayan herkesin sorumluluğu mevcut iken dosyanın tek sanığının müvekkili gibi görülüp, ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğa yönelik mahkûmiyet hükmünün verilmesi için herhangi bir şüpheden uzak, net delilin mevcut olmadığı, mağdur beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mahkûmiyet hükmünün apaçık kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.

D. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur beyanının tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığına, suça sürüklenen çocuğun çektiği videonun darp videosu olduğu ve cinsel istismarın gerçekleştiği olayda suça sürüklenen çocuğun orada olduğu ve cinsel eylemde bulunduğuna dair somut delil bulunmadığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, mahkûmiyet hükmünün apaçık kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.

E. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdur beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, olaya ilişkin kamera görüntülerinde suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik bir eyleminin olmadığının sabit olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuğun beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların savunmaları, katılanların, mağdurun, tanıkların beyanları, genel adlî muayene raporları, 26.11.2019 tarihli Bilirkişi CD-R/DVD-R Çözümleme ve İnceleme tutanağı, 12.09.2019 tarihli görevli memurlarca düzenlenen CD çözümleme tutanağı, adlî görüşme değerlendirme raporu, mağdur hakkında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.04.2020 tarih ve AT-Rp/2020-1309 sayılı ve 17.04.2020 tarihli ve 8221 sayılı raporları, mağdur hakkında Kars Harakani Devlet Hastanesince düzenlenen 11.09.2019 tarihli ve 4458 ve 4463 sayılı raporlar, Kars Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün mağdur hakkında düzenlenen 04.06.2021 tarihli ve 2021/545 sayılı raporu, Adlî Tıp 6. İhtisas Kurulunun mağdur hakkında düzenlenen 27.08.2021 tarihli ve 101.01.02-2021/98977/2617 sayılı raporu hep birlikte değerlendirildiğinde;
Olay tarihi olan 06.09.2019 günü Kocaköy Köyündeki ”… Gıda” isimli iş yeri önünde mağdur çocuk …, suça sürüklenen çocuklar … …, … ve … …’in cep telefonundan bir şeyler izlediklerini gören sanık …’in bu şahısların yanlarına gittiği, daha sonrasında sanığın, suça sürüklenen çocukların ve mağdurun hep birlikte buradan hareketle köyde “ÇUKUR” olarak bilinen ve suça sürüklenen çocuklar ile sanığın belirli aralıklarla toplandıkları ve vakit geçirdikleri kullanılmayan harabe eve gittikleri, olay yerine vardıklarında önce suça sürüklenen çocuklardan …’in mağdurun pantolonunu çıkararak vücuduna ellemeye başladığı, sonrasında suça sürüklenen çocuk …’in cinsel organını çıkararak mağdur çocuğun ağzına bir kaç kez soktuğu, sanık …’in ise bu esnada kendi pantolonunu çıkardığı ve cinsel organı ile oynamaya başladığı, suça sürüklenen çocuk …’in mağduru oral yolla istismar edip cinsel hazza ulaşmasından sonra bu kez mağduru sanık …’in yanına çağırdığı ve cinsel organını ağzına almasını istediği, mağdur çocuğun isteksizlik göstermesi nedeniyle olay yerinde bulunan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün mağdura bağırarak tokat ve yumruk ile vurdukları, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün mağduru darp etmelerinden sonra mağdur çocuğun korktuğu, sanık …’in mağdurun korkmasından ve karşı koyamamasından sonra cinsel organını mağdur çocuğun ağzına soktuğu, mağdura yönelik eylemini bir süre devam ettirdiği, sanık …’in mağduru oral yoldan istismar ettiği sırada suça sürüklenen çocuklardan … …’ın elindeki telefon ile video kaydı yaptığı, bu video kaydını sonradan dosya kapsamında tespit edilemeyen yakınları ile paylaştığı, sanık …’in mağduru istismarından sonra bu kez sırası ile suçu sürüklenen çocuklar … … ve … … tarafından da ağza cinsel organ sokmak suretiyle mağdurun istismar edildiği, suça sürüklenen çocuk … tarafından mağdur çocuğun ağzına organ sokmak suretiyle istismar edildiği sırada da mağdurun suça sürüklenen çocuklar … … ve … tarafından darp edilip korkutulmaya devam edildiği, anılan olay tarihindeki 4 ve 5 nolu video görüntülerinin içerikleri, sanık …’in samimi ikrarı, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’un o sırada olay yerinde olduklarına dair aşamalardaki tevil yollu beyanları itibarıyla mağdurun sadece sanık … ve suça sürüklenen çocuklar …, … ve … tarafından sıralı bir şekilde ağza cinsel organ sokmak suretiyle hep birlikte istismar edildiği, sanık …, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’un mağdur çocuğu istismar ettiği an ve yerde ise sanık …’ın suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın bulunduklarının ise açıkça tespit edilemediği, suça sürüklenen çocuklar … ve …’a ait görüntülerin yer aldığı 1,2,3 nolu videoların mağdurun istismar anını içeren 4 ve 5 nolu videolar ile bir ilişiği ve bağlantısının yer ve zaman itibarıyla bulunmadığı, 1,2,3 nolu videoların 4 ve 5 nolu videolardan farklı olarak 06.09.2019 tarihinde değil yılı açık ve net olarak tespit edilemeyen bir kış mevsiminde çekildiği, bu videolarda sadece mağdurun suça sürüklen çocuklar …, … ve … tarafından darp edildiğine dair görüntülerinin yer aldığı, mağdur çocuğun istismar edildiğine dair herhangi bir görüntünün ise söz konusu 1,2,3 nolu videoların içeriklerinde yer almadığı, yine sanık …’nın mağduru istismar ettiğine dair diğer sanık …’in ilk kez Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş olduğu atf-ı cürüm içeren soyut beyanı haricinde somut bir delilin bulunamadığı, mağdurun ve diğer suça sürüklenen çocukların da sanık …’yı suçlayan herhangi bir beyanlarına aşamalarda rastlanılmadığı, ayrıca suça sürüklenen çocuklar … ve …’in mağduru istismar ettiğine dair diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocukların aşamalarda herhangi bir aleyhe beyanlarının bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, olayda mağdur çocuğu sadece sanık …, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’un ağza cinsel organ sokmak suretiyle nitelikli bir şekilde birlikte istismar ettikleri anlaşılmıştır. Bu bağlamda sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … …, … ile … …’in üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine, sanık … ile suça sürüklenen çocuklar … ve …’in üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … İle Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Sanık ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmekle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … ile Suça Sürüklenen Çocuklar …, … … ve … … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
1.Sanık ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ancak tüm dosya kapsamından, sanık ve suça sürüklenen çocukların mağdura karşı birbirlerini takiben nitelikli cinsel istismarda bulundukları, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde, sanık ve suça sürüklenen çocukların mağdura karşı farklı bir zamanda başkaca bir nitelikli cinsel istismar eylemlerinde bulunmadıkları, failin bizzat işlediği suçtan başka, diğer failin suçuna da iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince tayin edilen cezaların aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla artırılması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıda açılanan bozma nedenine göre sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, aynı nedenle Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … İle Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1658 Esas, 2022/1316 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık … ile Suça Sürüklenen Çocuklar …, … … ve … … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1658 Esas, 2022/1316 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.