Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/16037 E. 2023/4320 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16037
KARAR NO : 2023/4320
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/725 E., 2022/1068 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2020/267 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1514 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1514 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2022 tarihli ve 2021/19863 Esas, 2022/1871 Karar sayılı kararı ile “Mağdurenin aşamalardaki ifadelerinde her iki olayda yanında küçük kardeşi …’in olduğunu belirtmesine rağmen adı geçenin dinlenmemesi ve sanığın savunmalarında köpek yavrularına bakmaya gittiklerinde yanlarında eşi … ile çocukları … ve …’in olduğunu belirtip, mahkemece dinlenen … ile …’nin beyanlarının yetersiz olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdure ve sanık ile isimleri geçen tanıkların duruşmada hazır edilerek söz konusu eylemlerle ilgili ayrıntılı beyanlarının alınıp, varsa ifadeler arasındaki çelişkiler de giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/725 Esas, 2022/1068 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 saylı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi
Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının da uygulanması gerektiğine yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi
Sanığa atılı suçun sabit olduğuna, üst hadden cezalandırılmasına ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.

C.Sanık Müdafiinin Temyizi
Sanığa iftira edildiğine, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık anlatımlarına itibar edilmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin de uygulanarak hükmedilen cezasından haksız artırım yapıldığına, fazla hapis cezasına hükmedildiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan …’in yeğeni ile evli olduğu, akrabalık ilişkisi nedeniyle sanığın ve mağdurenin ailesinin görüştükleri, sanığın ilk eylem tarihinde mağdurenin ailesinin evine geldiği, sanığın ve katılan …’in beyanlarıyla sabit olduğu üzere, katılan …’in bilgisi ve izni dahilinde sanığın, on iki yaşından küçük olan mağdureyi ve kardeşi …’i marketten bir şeyler alacağını söyleyerek evin yakınındaki petrolün marketine götürdüğü, yol üzerinde sanığın mağdureye hitaben “memelerin büyümüş, seninkine dokunayım mı elimi içine sokayım mı” şeklinde sözler söyleyerek elini mağdurenin kıyafetleri içerisinden sokarak mağdurenin göğsünü 2-3 kez sıkıp geri çektiği, eylemden sonra “bundan kimseye bahsedersen anneni öldürürüm” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği, bu ilk eylemden 3-4 gün sonra mağdure ve ailesinin sanığın Büyükpörnekler Köyünde bulunan evine ziyarete gittikleri, sanığın, mağdureye köpekleri göstereceğini söyleyerek evinin müştemilatındaki köpeklerin bulunduğu yere götürdüğü, burada yine elini mağdurenin kıyafetinin içerisine sokarak göğüslerini sıktığı, mağdurenin elbisesini aşağıya doğru asılarak göğsünün üst tarafından bir kez öptüğü şeklinde maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/725 Esas, 2022/1068 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.