YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6002
KARAR NO : 2023/8211
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/868 E., 2020/1119 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2018/197 Esas, 2018/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.10.2020 tarih ve 2019/868 Esas, 2020/1119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamından sanığın kasıtlı olarak suç işlediği anlaşılmasına rağmen delillerin hatalı değerlendirilerek beraatine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “Mağdur … …’nin 30/11/2017 tarihinde … … Hastanesi’nde bir kız çocuğunu dünyaya getirdiğinin tespit edildiği; mağdur ile sanık … … …’ın, 01/01/2017 tarihinde Suriye ülkesinde evlendiklerini beyan ettikleri, 20.07.2017 tarihli Suriye Arap Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri İdaresi Suriye Arap Vatandaşlarına ait Nüfus Kayıt Örneği (Aile Tablosu)’ndan tarafların evli olduklarının anlaşıldığı; tarafların evlendikten sonra Mersin’e geldikleri ve birlikte yaşamaya devam ettikleri;Mahkememizin 2016/427 esas sayılı dosyasından birer nüshası alınan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün 29/09/2016 gün ve 100221 tarihli yazısı ve ekindeki Suriye Medeni Yasasının Türkçe tercümesinden sanık ve mağdurun evliliklerinin ülkeleri yasasına göre geçerli olduğunun anlaşıldığı, bu durumda eşler arasındaki cinsel ilişkinin suç sayılamayacağı anlaşılmakla her ne kadar sanık hakkında zincirleme şeklinde nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması amacıyla TCK m. 103/2, 43 maddeleri uyarınca dava açılmış ise de, sanığın söz konusu eylemleri birden fazla kez gerçekleştirip gerçekleştirmediği ile Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamaması, mağdurun Suriye’de bulunduğu dönemde hamile kalmış olma ihtimalinin bulunması ve bu durumda da fiilin, evlilik nedeniyle o ülke sınırları içerisinde suç oluşturmaması, ayrıca Suriye’de yapılmış geçerli bir evlilik neticesinde ülkemizde yaşayan taraflar açısından sanığın eyleminin suç teşkil etmemesi nedeniyle sanığın beraatine karar vermek gerekmiş ve oybirliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.10.2020 tarih ve 2019/868 Esas, 2020/1119 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.