YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6395
KARAR NO : 2023/4948
KARAR TARİHİ : 07.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/162 E., 2020/1596 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2018/452 Esas, 2018/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/1596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2022 tarihli Tebliğnamesinde Bakanlık vekili tarafından verilen 06.11.2020 tarihli temyiz dilekçesinde hükmün hukuki yönüne ilişkin herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca “temyiz talebinin reddi” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun vasfı ve mahiyeti ile mağdurun yaşı göz önünde bulundurularak mağdurun yaşamındaki etkisi dikkate alındığında üst sınırdan cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcığının iddianamesi ile mağdurenin ailesi ile Almanya’dan tatil amacıyla Kemer ilçesine geldikleri, … adlı otelde kaldıkları ve olay günü daha önceden tanımadığı sanığı sahilde gördüğü, sanığın kendisine doğru geldiğini görünce ondan uzaklaşmak için denize girdiği, bir süre sonra sanığın da denize girdiğini görünce iskeleye doğru yüzmeye başladığı, sanığın da mağdureyi takip ettiği, bu sırada sanığın yanına yaklaştığı, mağdureye bir şeyler söylemeye çalıştığı, fakat şüphelinin ne dediğini anlamadığı, mağdurenin şüpheliden kurtulmak amacıyla iskeleye çıkmak istediği, sanığın ise iskeleye çıkmasına engel olarak kendisine doğru çekmeye çalıştığı, iskele merdivenlerinden yukarıya tırmanmak istediği sırada sanığın eliyle kalçasına dokunduğu, mağdurenin iskeleye çıkarak oradan uzaklaştığı, annesinin yanına gittiği, durumu annesine söylediği, annesinin ise bir yanlış anlama olabileceğini, o nedenle şimdilik bir şey yapmayalım, aynı şey tekrarlanırsa gerekli yerlere başvururuz diye söylediği, aynı gün akşam saatlerinde otel içerisinde odasına doğru yürüdüğü bir sırada arkasından bir kişinin geldiğini hissettiği, dönüp baktığında sanığın olduğunu gördüğü, sanığın da mağdure ile beraber yukarı çıktığı, bu sırada sanığın bir anda mağdureyi ona doğru çekerek yanağından ve dudağından isteği dışında öptüğü, sanığı ittirmeye çalıştığı, fakat buna rağmen sanığın, göğsüne, kalçasına ve mayosunun içerisinden cinsel organına dokunduğu ve cinsel ilişkiye girmek istediğini anlatmaya çalıştığı, mağdurenin ise bu duruma karşı çıktığı, sanıktan kurtulmaya çalıştığı, sanığın ise haraketlerine devam ettiği, cinsel organını mağdureye gösterdiği, sanığın elinden kurtularak koşarak odasına gittiği, odaya gittiğinde kardeşinin odada olduğunu gördüğü, kardeşine durumu söyleyerek annesini çağırmasını istediği, annesi geldiğinde başından geçenleri anlattığı şeklindeki anlatımı ile sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucunda; sanığın baştan itibaren üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, mağdurenin çelişen ve hayatın olağan akışına aykırı yakınmaları, sanığın savunmasının tanık anlatımıyla doğrulanması, iddia dışında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında mevcut delil ve tespitin bulunmaması, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin atfı cürümden öteye gitmemesi dikkate alındığında,
Bu haliyle mevcut kuşkunun tam olarak izale olunamadığı, açıklanan sanık savunmasının aksinin tam olarak ispatlanamadığı, böyle bir durumun da sanık lehine yorumlanmasının gerektiği değerlendirmesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen, “On yıl veya daha az hapis cezasını ya da adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (….) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
1.İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinin temyiz sebepleri içerdiği anlaşılmakla Tebliğnamede temyiz talebinin redd isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/162 Esas, 2020/1596 kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2023 tarihinde karar verildi.