YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7565
KARAR NO : 2023/3215
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen ve 15.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 17.03.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
Diğer temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/115 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararı ile sanık …’in nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile diğer sanıklar hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/14 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafii, mağdure vasisi ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vasisinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ve aşamalardaki çelişkili sanık savunmalarına itibar edilerek sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulduğuna ve sanık … yönünden takdiri indirim uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamına göre beraat eden sanıkların atılı suçtan cezalandırılmaları gerektiğine, sanık … yönünden takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Dosyada mevcut tüm yazılı belgeler, müşteki ile katılan mağdur beyanı ve sanıklar savunmalarının birlikte değerlendirilmesinden edinilen vicdani kanaate göre; sanıklardan … *** ve … *** katılan mağdur ile sosyal medya üzerinden tanıştıkları, sanık … *** restourant işletmeciliği yaptığı, katılan mağdurun bu işletmede ara ara temizlik işleri yapmasından dolayı katılan mağduru tanıdığı, sanık … *** katılan mağdurun ağabeyi olan … *** ile daha önceden tanış oldukları, sanık … *** katılan mağdur … ile … vasıtasıyla tanıştığı ve ailecek görüşmeye başladıkları, bu görüşmelerden sonra sanık …’in katılan mağdurun zihinsel engelli olduğunu öğrendiği, sanığın katılan mağdura karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın bu eylemi sonucu katılan mağdurun gebe kaldığı, Hatay Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda katılan mağdurun tahmini 23-25 haftalık tekil canlı gebe olduğunun tespit edildiği, yine gebeliğin doğumla sonuçlanmasını müteakip yeni doğandan alınan kan örnekleri ile sanıklardan alınan kan örnekleri arasında yapılan tetkik neticesinde Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Grup
Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/03/2021 tarihli raporda yeni doğanın babasının sanık … olduğunun bildirildiği maddi vakıa olarak sabittir.
a) Sanıklar …, … ve … hakkında katılan mağdura yönelik “Nitelikli Cinsel Saldırı” suçundan açılan kamu davasına ilişkin yapılan hukuki değerlendirme;
Dosyada mevcut tüm yazılı belgeler, katılan mağdur ve müşteki beyanları ve sanıklar savunmasının birlikte değerlendirilmesinden edinilen vicdani kanaate göre; Her ne kadar sanıklar … *** … *** ve … *** hakkında katılan mağdura yönelik “Nitelikli Cinsel Saldırı” suçundan açılan kamu davası açılmış ise de; Ceza Yargılama Hukukumuzun “vicdani delil sistemi” üzerine kurulu olması, vicdani kanaatin ise hakimin duygu ve düşünceleri değil; somut, objektif, makul, mantıklı ve amaca elverişli gerçek deliller üzerine inşa edilmesi gerektiği, hukuki meselenin çözümünde varsayımlar, genellemeler ve karineler kullanılamayacağı, vicdani ispat sisteminde mahkumiyet kararı verilebilmesinin temel ölçütünün, maddi gerçeğin belirlenmesi noktasında her türlü şüpheden arınmış vicdani kanaat olduğundan, vicdani kanaate ulaşılması için ise şüphenin yenilmesi zorunluluğu bulunduğu, bunda başarılı olunamaması halinde ceza hukukunun genel ilkesi gereğince şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğinden; tüm dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, katılan mağdur ve müşteki beyanları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; mahkememiz huzurunda dinlenen katılan mağdur beyanlarında zihinsel olarak sorun yaşadığı için olayların içeriğini hatırlamakta sorun yaşadığını, kendisine kimin ne yaptığını şu an hatırlamadığını, ancak sanık … *** kendisi ile cinsel ilişkide bulunmadığını, hem kendisi hem eşini kendisine annelik ve babalık yaptıklarını hatırladığını beyan ettiği, sanıkların tüm aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini savundukları, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair katılan mağdur beyanı dışında bir delil elde edilemediği, katılan mağdurun evlilik dışı gebe kaldığı, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/03/2021 tarihli raporda yeni doğanın babasının sanık … *** olduğunun bildirildiğinin görülmesi karşısında dava konusu olayda sanıkların üzerlerine atılı suçu işleyip işlemediği hususunun şüpheli kaldığı ve şüphenin yargılama safahatı içersinde giderilemediği, bu nedenle şüphe sanıklar lehine yorumlanarak sanıkların üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
b) Sanık … hakkında katılan mağdura yönelik “Nitelikli Cinsel Saldırı” suçundan açılan kamu davasına ilişkin yapılan hukuki değerlendirme;
Her ne kadar sanık … *** aşamalarda alınan savunmalarında özetle; katılan mağduru ağabeyi vasıtasıyla tanıdığını, …’nın, kardeşi olan katılan mağdurla evlenmesi yönünde telkinlerde bulunduğunu, kendisinin katılan mağdurla evlenmek istemediğini …’ya söylediğini, katılan mağduru ailesi ile birlikte iki kez misafirliğe gelmesi dışında hiç görmediğini, bu görüşmelerde katılan mağdur ile hiç yalnız kalmadığını, katılan mağdur …’yle kesinlikle hiçbir cinsel ilişkiye girmediğini savunmuş ise de; katılan mağdurun anlatımları ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/03/2021 tarihli raporda yeni doğanın babasının sanık … *** olduğunun bildirilmesi karşısında sanığın kendisini suç ve ceza tehdidinden kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
TCK’nun 102/2.maddesinde düzenlenen nitelikli halin oluşabilmesi için vücuda vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin sokulması gerekir. Bu bakımdan vücuda penis ithal edilebileceği gibi, vajinal veya anal yoldan cob gibi sair bir cisimle ithal edilebilir. Bu maddeye göre vücuda sokulan şey penis, parmak, dil gibi organlar olabileceği gibi organ dışındaki diğer cisimler, örneğin yapay penis, şişe gibi şeyler de olabilir. Bu suçun oluşabilmesi için vücudun cinsel obje olarak kullanılan bölümü organ veya cismin girmesi yeterlidir. Ne kadar girdiği önemli değildir.
TCK’nun 102/3-a maddesinde düzenlenen suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi şeklindeki düzenleme bulunmakla, kendini savunamayacak durum faile, mağdurun mukavemet edememesi, karşı koyamamasını ifade eder. Bu karşı koyamama, mağdurun felçli olması, engelli olması, hastalığı nedeniyle karşı koyamayacak durumda bulunması gibi bedensel bir arızadan meydana gelebileceği gibi, akıl hastalığı ileri yaşı, alkol ve uyuşturucu alınması gibi ruhsal durumdan dolayı da olabilir.
Yargıtay uygulamasında mağdurdaki akıl rahatsızlığı nedeniyle mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı ve durumunun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı hususlarında Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan rapor alınması zorunlu görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan mağdurun anlatımları ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 11/03/2021 tarihli raporda yeni doğanın babasının sanık … *** olduğunun tespit edildiği, bu haliyle sanık eylemlerinin nitelikli cinsel saldırı suçuna vücut verdiği, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda katılan mağdurda mevcut olan zeka geriliğinin fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olduğunu, ancak katılan mağdurda mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceğinin ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin bildirildiği, bu haliyle Muhammed *** ile katılan mağdurun aşamalarda bir araya gelip görüştükleri, sanığın mağdurun zihinsel rahatsızlığı olduğunu bildiğini belirtmiş olması nazara alındığında sanığın TCK’nun 102/2, 102/3-a maddeleri kapsamında aşağıda belirtildiği şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemine Yönelik
Yokluğunda verilen ve 15.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 17.03.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti İstemine Yönelik
Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
C. Katılan Mağdure Vasisi ile Katılan Bakanlık Vekilinin Diğer Temyiz İstemlerine Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmedilen ceza nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi beraat hükümlerinin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, katılan mağdure vasisi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vasisi ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/14 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararında katılan mağdure vasisi ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.