YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8713
KARAR NO : 2023/2796
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2022/125 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/152 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararının sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.11.2015 tarihli ve 2015/4458 Esas, 2015/9997 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin nitelikli şekilde gerçekleştiği hususunda yeterli delil olmadığından bahisle çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığından bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile direnilerek sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile direnilmesi üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 26.04.2017 tarihli ve 2017/384 Esas, 2017/2248 Karar sayılı kararı ile direnme nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle dava dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.10.2021 tarih 2020/(kapatılan) 14-13 Esas, 2021/508 Karar sayılı ilamıyla sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşarak 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, ve diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Dosya içerisinde mevcut 25.07.2014 tarihli tutanak ile; saat 17:50 sıralarında ismini vermek istemeyen bir şahıs tarafından Ereğli içesinden İzmir iline seyir halinde olan *** firmasına ait 42 ** *** plaka sayılı otobüsün 5 nolu koltuğunda seyahat eden mağdure …’nın, hal ve hareketlerinden ve telefon görüşmelerinden anlaşıldığı üzere muhtemelen evden kaçmış olabileceği ihbarının yapıldığı, ihbar üzerine polis ekiplerinin Konya Otogarı’nın 2 numaralı peronunda saat:18.00’de hareket edecek *** firmasına ait 42 ** *** plaka sayılı otobüsün yanına gittikleri, söz konusu otobüsün 5 numaralı koltuğunda mağdurenin oturduğu, mağdurenin otobüsten indirilerek polis noktasına götürüldüğü, mağdurenin polis ekiplerine ailesinden baskı gördüğü için İzmir iline kaçtığı şeklinde beyanda bulunduğu, daha sonra mağdurenin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Konya İl Müdürlüğü’ne bağlı Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi’ne teslim edildiği, mağdurenin Konya Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk İzleme Merkezi’nde aile görüşmecisi ve vekil huzurunda alınan ifadesinde, ailesinin kendisi ile yaşamak istemediği için anneannesiyle birlikte yaşadığını, sanık … ile Ereğli’de tanışarak arkadaş olduklarını, 1 ay kadar önce (ifadenin alındığı tarih 26.07.2014) sanık … ile Ereğli’de sanığa ait evde rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerini, ancak ailesinin haberi olması nedeniyle ayrıldıklarını, daha sonra tekrar bir araya geldiklerini, 3-4 gün önce yine sanık …’in Ereğli’deki evinde kendi rızası ile ilişkiye girdiklerini, daha sonra gezmek amacıyla kendi başına İzmir’e gitmek üzere Ereğli’den otobüse bindiğini, Konya’ya geldiğinde kendisinin evden kaçtığını düşünen birisinin polise haber verdiğini, polisin kendisini otobüste yakaladığını, sanık …’in soyadının *** olduğunu, sanığın 22 yaşında olduğunu, ailesine teslim edilmek istemediğini, Ereğli’de bakım evine teslim edilmek istediğini, kimseden herhangi bir şikayetinin olmadığını beyan ettiği, 26.07.2014 tarihli Adli Tıp Uzmanı Dr.Hakan ***’nın raporuna ile mağdurenin dış genital organlarda travmatik bulgu olmadığı, hymenin halkavi yapıda olduğu, açıklığının 2,5 cm olduğu saat kadranına göre saat 1, 2, 5 ve hizasında kaideye uzanmayan doğal çentik olduğu, hymenin yapısının esnek olduğu, şahsın anatomikman bakire olduğu, hymen kenarında herhangi bir ekimoz yada kanana olmadığı hymenin yırtılmaksızın duhüle masahit olduğu yönünde mütalaada bulunulduğu, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde mağdure ile arkadaşlık ilişkisi olduğunu, ancak cinsel bir birliktelik yaşamadıklarını, sadece birkaç kez öpüştüklerini, daha sonra mağdureden ayrıldığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.10.2021 tarih 2020/14-13 Esas, 2021/508 Karar sayılı ilamında ayrıntılarıyla da izah edildiği üzere;
Mağdure ile sanığın gönül ilişkilerinin, sanığın annesi tanık Ayfer tarafından tanıştırılmalarıyla başladığı, ilişkinin aileler tarafından bilindiği, sanığın mağdureyle birkaç kez öpüştüğü, mağdurenin 25.07.2014 tarihinde Ereğli’den İzmir’e gitmek için yola çıktığı, bu esnada otobüste bulunanlar tarafından, mağdurenin yaşının küçük olduğunun ve evden kaçtığının düşünülmesi üzerine kolluk birimlerine ihbarda bulunulduğu, kolluk tarafından mağdurenin polis merkezine götürüldüğü ve mağdurenin beyanıyla intikâlin gerçekleştiği anlaşılan olayda;
Mağdurenin kolluk beyanında sanıkla rızası dahilinde birkaç kez cinsel ilişkiye girdiğini ifade etmesine karşın, mahkemede, kollukta ailesinin yönledirmesiyle o şekilde ifade verdiğini, aslında sanıkla cinsel ilişki yaşamadığını, sadece birkaç kez el ele tutuştuklarını beyan etmesi ve sanığın aşamalarda mağdureyle cinsel ilişki yaşamadığına dair istikrarlı savunması, mağdurenin alınan raporunda anatomik bakire olduğunun belirtilmesi, sanığın savcılıkta ve Sulh Ceza Hâkimliğinde mağdureyle öpüştüklerini ifade eden beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mağdureye yönelik eyleminin organ sokmak suretiyle gerçekleştiği hususunun şüphede kalması nedeniyle sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşarak 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi kapsamında kalan zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu,
Suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişikli öncesi hükümlerin sanık lehine olduğundan bahsedilen kanunla yapılan değişiklik öncesi hükümlerin sanık hakkında uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.