YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10015
KARAR NO : 2023/6636
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/529 E., 2023/748 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2022/240 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fırkası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/529 Esas, 2023/748 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurularının esastan reddine,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve denetime elverişli ve somut bir gerekçe belirtilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme, “… çiftlikte mağdurun köpek sevdiği esnada sanığın köpek sevdireceği bahanesi ile mağduru çiftlikte kaldığı üst kattaki odaya götürdüğü, burada sanığın mağdurun pantolonunu ve iç çamaşırını indirdikten sonra mağdura yat dediği, sanığın cinsel organını mağdura sürttüğü ve mağduru istismar ettiği, sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra mağdurun pijamasına boşaldığı, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 16/07/2022 tarihli uzmanlık raporunda bu hususun kesin bir şekilde sabit olduğu, mağdurun annesi müşteki Nigine’nin kardeşi tanık … …’e oğlunu bulamadığını söylemesi üzerine tanığın mağduru aramaya başladığı ve mağdurun sanığın odasındaki pencere camından seslenmesi üzerine tanığın mağduru bulduğu, mağdurun pantolonunun sanığın menisi nedeniyle ıslak olduğu ve kıyafetlerinin dağınık ve çekili olmadığı, yine mağdurun anüs kısmında kızarıklıklar bulunduğu olayda, Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin bir çok kararında açıklandığı üzere, nitelikli cinsel saldırı suçunun ispat edilememesi durumunda basit cinsel saldırı suçundan cezalandırılması yoluna gidilmesi gerektiği, mağdur hakkında düzenlenen raporlarda mağdurda livata bulgusuna rastlanılmadığı, sanığın nitelikli olarak cinsel istismarı gerçekleştirip mağdurun anüsüne cinsel organını sokup sokmadığı hususunun bu nedenle kesin ve net bir şekilde ortaya konulmadığı, sanığın nitelikli olarak cinsel istismar gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda oluşan bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki anlatımlar birlikte incelendiğinde cinsel istismar suçlarında delil elde etmenin zor olduğu, bu tarz suçlarda masumiyet karinesini sert bir şekilde uygulamanın suçluların cezasız kalmasına sebep olacağı ve suç mağdurlarının adalete olan güvenini zedeleyeceği, kaldı ki dava konusu olayda mağdurun ifadelerinde de organ sokulduğuna dair net ifadelerin olmadığı hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdurun popo kısmına cinsel organını sürtmek ve pantolonuna boşalmak şeklindeki eylemlerinin TCK 103/1-1. cümledeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla mağdurun 12 yaşından küçük olması da nazara alınarak Sanık …’ nin mahkememizce sabit görülen mağdur …’ ye yönelik “Çocuğun Cinsel İstismarı” suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. Nun 103/1-1. cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun eylemi gerçekleştirme şekli alt hadden ayrılmayı gerektirir neden olarak görüldüğünden…, ….Sanık hakkında “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçu yönünden açılan kamu davası yönünden yapılan incelemede; Mağdurun doğum tarihinin olduğu, suç tarihi olan tarihinde mağdurun yaşında olup 15 yaşını doldurmadığı, Yargıtay’ın istikrar kazanan kararlarına göre de; 15 yaşını doldurmayan mağdurun rızasının hukuken geçerli sayılamayacağı, kaldı ki sanığın mağduru köpek sevme bahanesi ile yanına çağırdığı, mağdurun yaşınının da 7 olduğu dikkate alındığında sanığın mağduru hile ile kandırarak odasına götürdüğü, bu haliyle mağdurun rızası dışında sanığın kaldığı çiftlikteki odada bulunduğu anlaşılmakla sanığın mağdura yönelik üzerine atılı “Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmakla; Sanık …’n mahkememizce sabit görülen mağdur …’ye yönelik “Kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma” suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK. nun 109/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak alt hadden ayrılmayı gerektirir bir neden görülmediğinden takdiren asgari hadden olmak üzere…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi “…Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından,…” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemlerini on iki yaşından küçük mağdura karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bu yönde aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/529 Esas, 2023/748 Karar Sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.