Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10115 E. 2023/8514 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10115
KARAR NO : 2023/8514
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/613 E., 2023/739 K
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, katılan mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemi reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2023 tarihli ve 2022/20 Esas ve 2023/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca katılan mağdure …’ye karşı eyleminden dolayı 15 yıl hapis ve katılan mağdure …’ya karşı eyleminden dolayı ise 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.05.2023 tarih ve 2023/613 Esas, 2023/739 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemenin katılan mağdurelerin beyanlarını esas alarak mahkumiyet kararı verdiğini, dinlenen savunma tanıklarının sanığın akrabası olması ve cezalandırılmamasını sağlama için beyanda bulunduklarını gerekçe olarak gösterdiğini, katılan mağdurelerin bu kadar uzun zaman süren istismar olayını ailelerine anlatmamalarının ve dayıları ile görüşmeye devam etmelerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, sanığın katılan mağdurelerin dayısı olması nedeni ile yeğenlerini sahiplenerek erkek arkadaşlarına ve giyimlerine karıştığını, bu durumun katılan mağdurelerde rahatsızlık oluşturduğunu, ayrıca köyde …’nin annesi ile yaşadığı tartışmaya müdahele etmesi nedeni ile karışmamasını aksi halde iftira atacağını söylediğini, katılan mağdurelerin beyanları arasında çelişkiler olduğunu, katılan mağdure …’nun savcılıkta tecavüz olayının 8 yaşında olduğunu söylemesine rağmen duruşmada 9 yaşında olduğunu söylediğini, katılan mağdurenin 2017 yılında 9 yaşında olduğunu, ancak sanığın o tarihlerde Kırıkkale’ye gitmediğini, 2009 yılında Kırıkkale’ye gittiğini ve 2 hafta kaldığını, ayrıca 9 yaşında gece yaşadığı olayda canının yandığını ve kan geldiğini söyleyen katılan mağdurenin o an tepki vermemesinin normal olmadığını, Kırıkkale’deki evlerinin büyüklüğü konusunda verdiği beyanlarının da çelişkili olduğunu, …’nun beyanında evlerinin 4 oda bir salon olduğunu söylemesine rağmen babasının evlerinin 2 oda bir salon olduğunu söylediğini, yine katılan mağdure … sanığın ilk eylemini 5-6 yaşlarında iken yaptığını söylediğini, bu tarihlerin de 2010-2011 yıllarına tekabül ettiğini, oysa sanığın 2009 yılında Kırıkkale’de 2 hafta kadar yanlarında kaldığını, evin istismar eyleminin gerçekleştirilmesine uygun olup olmadığının tespiti için mahallinde keşif yapılması taleplerinin reddedildiğini, …’nin beyanında, köyde dayılarının oğlunun düğünü varken, evdekilerin düğüne gittiklerinde, 2018-2019 yıllarında, küçük odada arkadan tecavüz ettiğini ve kardeşinin yan odanın camlı bölümünden gördüğünü söylediğini, oysa bahsedilen sünnet düğününün 2016 yılında olduğunu, evdeki büyük babaannenin 2018 yılı aralık ayında vefat ettiğini, yani düğün zamanı evdeki büyükbaannenin yatalak ve sağ olduğunu ve evde olduğunu, tüm beyanların çelişkili olduğunu, müşteki annenin katılan mağdurelerin beyanlarının aksine evde dayıları ile yalnız kalmadıklarını söylediğini, soyut katılan mağdure beyanlarının somut delil ile desteklenmediğini, sanığın iki kere cezalandırılmasına rağmen bir de hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının yasal olmadığını, sanığın SGK’dan çalışma kayıtlarının getirtilmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur çocuklar … ve …’nun öz dayısı olan sanığın; cinsel … ve isteklerini tatmin maksadıyla, şehevi duygularının tatminine yönelik olarak ve cinsel dürtü ile hareket ederek cinsel organını yeğenleri olan katılan mağdureler … ve …’nun poposuna temas ettirdiği, katılan mağdurelerin poposuna sokmaya çalıştığı, sokmak için bastırdığı ve popolarına sürtündüğü anlaşılsa da; Yozgat Adli Tıp Şube Müdürlüğünden katılan mağdure çocuklar hakkında alınan iç beden muayenesi raporunda, vücutlarına anal ve vajinal yoldan organ veya sair bir cisim sokulduğuna dair herhangi bir somut tıbbi bulguya rastlanmadığının belirtilmesi, katılan mağdurelerin yaşlarının küçüklüğü, zihinsel gelişimleri ve cinsel konulardaki bilgisizlikleri dikkate alındığında katılan mağdurelerin organ sokma eyleminin tam olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini bilemeyecekleri, sanığın cinsel organını katılan mağdurelerin popolarına sokup sokmadığının tam olarak ispatlanamaması, sanığın cinsel organını katılan mağdurelerin poposunun içerisine girecek şekilde sokup sokmadığının açıkça tespit edilememesi, organ sokma olayının gerçekleşip gerçekleşmediğinin net olarak belirlenememesi, sanığın organ sokarak nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğine ilişkin dosyamızda her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmaması, sanığın katılan mağdurelerin anal kısmına cinsel organını sokup sokmadığının ve eylemin organ sokma boyutuna ulaşıp ulaşmadığının şüphede kalması dikkate alınarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu hususların sanık lehine yorumlanması gerektiği, sanığın eylemlerinin basit cinsel istismar boyutunda kaldığı kanaatine varılmış, Mahkemece sanığın eylemleri cinsel organıyla katılan mağdurelerin poposuna sürtünme şeklinde basit cinsel istismar olarak değerlendirilmiş, sanığın katılan mağdurelere basit cinsel istismarda bulunduğu kabul edilmiştir. …’nin 27.04.2005 doğumlu olduğu, …’nun ise 11.01.2008 doğumlu olduğu, sanığın önce 2010 yılında …’ye yönelik cinsel eylemlerine 2016 yılında ise …’ya yönelik cinsel eylemlerine başladığı, 2009 yılında güvenlik sertifikası almak için Kırıkkale’ye giden sanığın katılan mağdure çocukların Kırıkkale’deki evinde kaldığı süreçte aynı evde kalmalarından faydalandığı ve 2010 yılında 5 yaşındaki katılan mağdure … ile evde yatak odasında yalnız kaldıklarında sanığın kıyafetleri giyinik iken cinsel organını …’nin poposuna kıyafetleri üzerinden sürttüğü, sanığın katılan mağdure çocukların babası cezaevine girdiğinde de katılan mağdurelerin babalarının yanlarında olmamasından ve …’de katılan mağdurelerin evi ile altlı üstlü oturmalarından faydalandığı ve katılan mağdurelerin … ilçesine taşındıktan sonra cinsel organını …’nin poposuna sürttüğü, sanığın katılan mağdurelerin anneannesinin köydeki evinin küçük olmasından dolayı katılan mağdure … ile aynı yatakta yatmalarından faydalandığı ve sanığın geceleri katılan mağdure …’nin alt kıyafetlerini sıyırarak popo kısmını açıp sanığın cinsel organını katılan mağdurenin poposuna sürttüğü, yine aynı köy evinde salondan mutfağa doğru geçen odanın kapısının küçültülüp pencere haline getirildiği, sanığın cinsel organını katılan mağdurenin poposuna sürttüğü, bunu küçük pencereden …’nun gördüğü, sanığın cinsel organını …’nin poposuna sürtme şeklindeki cinsel istismar eyleminin en son 2019 yılında … 14 yaşında iken gerçekleştiği, sanığın bu şekilde …’ye karşı birden fazla kez zincirleme şekilde basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanığın …’ya karşı ilk cinsel eylemini katılan mağdure … 8 yaşında iken son eylemini ise katılan mağdure 13 yaşında iken gerçekleştirdiği, yani ilk eylemini 2016 yılında son eylemini 2021 yılında gerçekleştirdiği, ilk eyleminin aynı odada ayrı yataklarda yatarken sanığın …’nun yanına gelip cinsel organını …’nun poposuna sürtmesi şeklinde gerçekleştiği, son olarak ise 2021 yılında sanığın …’nun göğsüne dokunduğu, sanığın bu şekilde …’ya karşı birden fazla kez zincirleme şekilde basit cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmıştır.
…’a karşı gerçekleşen istismar eyleminin 5 yaşından 14 yaşına kadar aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez olacak şekilde gerçekleştirmesi ve …’a karşı sanığın ilk eylemini 8 yaşında, son eylemini 13 yaşında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirmesi dikkate alındığında sanığın eylemlerini her iki katılan mağdureye karşı da 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirdiği, katılan mağdurelerin sanığın cinsel istismarına uğradığı yaşlar göz önünde bulundurulduğunda katılan mağdurelerin beden ve ruh bakımından kendilerini savunamayacak durumda oldukları, sanığın istismar eylemini üçüncü derece dâhil kan hısımlığı ilişkisi içinde bulunan katılan mağdure çocuklara karşı işlediği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.05.2023 tarih ve 2023/613 Esas, 2023/739 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.