Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10585 E. 2023/8418 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10585
KARAR NO : 2023/8418
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/674 E., 2023/636 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/285 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/674 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kısmen re’sen istinafa tabi hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2023 tarihli ve 9-2023/79629 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdure üzerinde oluşan travma, psikololojik ve sosyolojik etkiler dikkate alınarak temel cezanın teşdiden belirlenmesine ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkumiyet için yeterli olacak bir delil olmadığına, mağdure ile sanığın eşi ve yalancı çocuğu dışında tanık bulunmadığına, sanığın atleti üzerinde DNA profiline rastlanmadığına, sanığın eşinin yani mağdurenin teyzesinin sevgilisinin olduğuna, bu kişiden bir çocuk dünyaya getirdiğine, bu çocukla ilgili bir emare olmadığına, söz konusu bebeğin babasının … isimli bir kişi olduğuna, bu bebeğin öldürülmüş olabileceğine, …’nin dinlenmediğine, mağdurenin teyzesinin sevgilisine kavuşabilmek için böyle bir iftira attığına, sanığın intikalden kısa bir süre önce cezaevine girdiğine, eşinin adam öldürmeden dolayı cezaevinden çıkamayacağını düşündüğüne, sanığın bu olayla illiyet bağı olmadığı ortaya çıkınca eşinin kendisiyle görüşüp tecavüzü kabul etmesini söylediğine, sanığın eşinin başka bir olaydan dolayı sanığın tutuklanmasından birkaç gün sonra tecavüzü öğrendiğini söylemesine ve olayın beyanlara göre 1 eylülde gerçekleşmesine rağmen tam 50 gün sonra şikayetçi olduğuna, birkaç gün sonra evde atlet bulan tanık …’nın 50 gün sonra bunu ileri sürerek adli makamları yanılttığını, savunma tanıklarının beyanlarına göre tanık …’nın mağdurenin yatağında kan gördüğünü söylediği, buna karşılık mağdure bakire çıkınca anal eylemden bahsettiğine, bir teyzenin aylarca susmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, …’nın oğlu …’a zorlamayla sanık aleyhine beyan verdirdiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, “İddia, sanığın savunması, mağdure ve müşteki beyanları, tanık beyanları, doktor raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdure … …’nın sanık …’un eşinin yeğeni olduğu, olay tarihinde sanığın eşi … …’un hamile olması nedeniyle 15 yaşından küçük olan mağdurenin yardım amaçlı kısa bir süre sanığın evinde yaşamaya başladığı, sanığın 2 Eylül günü saat 23:30 sıralarında alkollü vaziyette eve geldiğini, eşi … ve çocukları ile mağdurenin evde olduğu, eşi olan …’ya mağdure ile erkek arkadaşı konusunda konuşacağını ve ekmek alıp geleceklerini, sofrayı kurmasını söylediği, sanığın mağdure ile birlikte minübüse bindikleri, biraz uzaklaştıktan sonra sanığın arabayı durdurduğu, ilk önce mağdureye sorular sorduğu, mağdurenin cevap vermemesi üzerine arabanın kapılarını kitlediği ve mağdureyi dudağından öptüğü, mağdurenin kendisini geriye doğru çekmesi üzerine sanığın aracı boş araziye çektiği, mağdurenin direnmesine rağmen pantolonunu indirerek mağdure ile anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra mağdure ve sanığın gece 04:00 sıralarında ekmek alarak eve geri döndükleri, sanığın eşi …’nın mağdurenin vücudundaki morlukları sorduğunda mağdurenin bir şey olmadığını söylediği, ertesi gün akşam saatlerinde sanığın oğlu … … ve mağdureyi alarak çiğköfteciye gitmek üzere arabaya bindirdiği, sanığın mağdure ve … …’ı inşaatını yaptıkları bağ evine götürdüğü, oğlu … …’a arabada kalmasını söyleyerek mağdureyi arabadan indirdiği, inşaat halindeki evin arkasına götürerek mağdurenin alt kıyafetini indirdiği, kendi kıyafetini tam indirmeden mağdureye anal yoldan cinsel istismarda bulunduğu, bu sırada sanığın oğlu … …’ın arabadan inerek inşaatın arkasına gittiğinde mağdurenin kıyafetleri inik, babası olan sanığın pantolonunun inmemiş vaziyette gördüğü ve korkarak arabaya geri döndüğü, bir süre sonra sanık ile mağdurenin arabaya geri geldikleri ve birlikte eve döndükleri, sanığın mağdureye yönelik dokunma şeklindeki eylemlerinin devam ettiği, mağdurenin karşı çıkması üzerine mağdurenin bağıracağından korkarak evde bulunan eylemlerinde ileriye gitmediği, sanığın başka bir suçtan cezaevine girmesi üzerine mağdurenin eniştesinin kendisine tecavüz ettiğine ilişkin okuldaki arkadaşı … …’e bahsettiği, ancak olay Adli Makamlara intikal ettiğinde mağdurenin Çocuk Esirgeme Kurumuna alınacağı düşüncesi ile olayı ayrıntılı anlatmadığı, arkadaşları tarafından kendisine iftira atıldığını söylediği, sanık cezaevine girdikten sonra sanığın eşi … …’un sanığın telefonunda “anladım” adlı whatsapp grubunda kendi fotoğrafı ile “yiyene göçük yaptık bakalım” şeklindeki mesajı okuması üzerine şüphelenerek yeğeni olan mağdureye durumu sorması üzerine mağdurenin eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söylediği ve olayın yeniden C.Savcılığına intikal ettiği…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık ile mağdurenin teyzesi tanık …’nin müşterek çocukları olan ve İlk Derece Mahkemesince tanık olarak ifadesine başvurulan on beş yaşından küçük …’ye annesi tanık …. İle sanık arasındaki mevcut husumette gözönüne alınarak 5271 sayılı Kanun’un 45 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tanıklıktan çekinip çekinmeyeceği konusunda karar verecek temsil kayyımı atanması sağlandıktan sonra atanan kanuni temsilcinin rıza göstermesi halinde dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken anılan maddeye aykırılık oluşturacak şekilde işlem yapılmış olması karşısında söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.05.2023 tarihli ve 2023/674 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.