Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/10679 E. 2023/7113 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10679
KARAR NO : 2023/7113
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1267 E., 2023/1047 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.03.2023 gün ve 2020/386 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1267 Esas, 2023/1047 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, mağdurenin gerçek yaşının bilimsel olarak tespiti yapılmadan eksik araştırmayla hüküm verildiğine, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uygulanarak aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiğine, tanık beyanlarının dikkate alınmadığına yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
15 yaşından küçük mağdurenin, arkadaşı tanık … aracılığıyla sanık ile tanıştığı, mağdure ve tanık …’nın sanığa ait köpekleri sevmek için sanığın ikametine farklı tarihlerde birden fazla kez gittikleri, bir defasında tanık …’ın da aynı ikamette şahısların yanında bulunduğu, sanık ile mağdurenin sanığın evinde rıza dahilinde tanıklar da bulunduğu esnada ve farklı tarihlerde normal yoldan cinsel birliktelik yaşadıkları şeklinde olay kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/1267 Esas, 2023/1047 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üyeler … ve …’nun karşı oylarıyla ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Mahkeme ve sayın çoğunluk ile, olayın oluşumunda aramızda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Kabule göre; 15 yaşından küçük mağdurenin, arkadaşı tanık … aracılığıyla sanık ile tanıştığı, mağdure ve tanık …’nın sanığa ait köpekleri sevmek için sanığın ikametine farklı tarihlerde birden fazla kez gittikleri, bir defasında tanık …’ın da aynı ikamette şahısların yanında bulunduğu, sanık ile mağdurenin sanığın evinde rıza dahilinde tanıklar da bulunduğu esnada ve farklı tarihlerde normal yoldan cinsel birliktelik yaşadıkları şeklinde olayın gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 289/1-g. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin açıkça yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurularak ulaşılan kanaatin belirtilmesi gerekliliği karşısında;
Somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık yargılamanın tüm aşamalarında, mağdurenin tanıkların huzurunda kendisine on sekiz yaşını ikmal ettiğini söylediği şeklinde beyanda bulunarak mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü savunmasında bulunduğu görülmüş olup, tanıklardan …’nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında, tanık … ise kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında mağdurenin sanığa on sekiz yaşını bitirdiğini söylediğine ilişkin sanık savunmasını doğrulamalarına karşın, İlk Derece Mahkemesinin hataya ilişkin değerlendirmesinde tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğine ilişkin gerekçe belirtilmediği anlaşılmakla, hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmama hususunda tanık beyanlarının da değerlendirilerek neticesine göre hukuki değerlendirme yapılması gerektiği halde hükümlerde bu hususların CMK’nın 230. maddesine aykırı olacak şekilde bulunmaması nedeniyle aynı Kanunun 289/1-g. maddesinde belirtildiği üzere kesin hukuka aykırılık halinin oluştuğu gözetilerek söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun görüşüne bu yönüyle iştirak etmemekteyiz.