YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11041
KARAR NO : 2023/8189
KARAR TARİHİ : 07.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/183 E., 2023/856 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Katılan mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdureye karşı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Katılan mağdureye yönelik hakaret suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdureye hakaret suçundan verilen beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz
edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.11.2022 gün ve 2022/207 Esas, 2022/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yosunluklarına; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ile cezalandırılmasına ve hak yosunluklarına, hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 gün ve 2023/183 Esas, 2023/856 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sair hükümler yönünden istinaf başvurlarının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.09.2023 tarihli ve 9- 2023/89234 sayılı kismî ret ve kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin, sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında üzerine atılı suçları kabul etmediğine, maddi gerçeğin açığa çıkarılmasına katkıda bulunmadığına, yargılamanın hiçbir aşamasında işlediği suçtan dolayı pişman olduğunu dile getirmediğine, suçlamaları inkar ettiğine, bu haliyle sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulduğuna yönelik olduğu görülmüştür.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinin, katılan mağdureye yönelik gerçekleşen eyleme ilişkin iddiaların somut deliller, mesaj kayıtları ve sanığın da ikrarı ile ispatlandığına, mağdurenin beyanlarına
itibar edilmeyerek hükümler arası çelişki oluşturularak sanığın üzerine atılı suç vasfının belirlenmesinde usul ve kanuna aykırılık yapıldığına yönelik olduğu görülmüştür.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin, katılan mağdurenin ifadelerinin tutarlı olmadığına, katılan mağdurenin vücudunda iddialarının aksine doktor raporunda bulgu tespit edilmediğine, katılan mağdure ile sanığın rıza dahilinde ilişkiye girdiğine, katılan mağdurenin iddia olunan tehditten kolayca kurtulma olanağının bulunduğuna, katılan mağdurenin başka kimseleride benzer şekilde şikâyet ettiği dosyalarının bulunduğuna, sanığın, katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü itirazlarının hem İlk Derece Mahkemesi kararında hemde istinaf ceza dairesi kararında tartışılmadığına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılan mağdurenin yargılama konusu olaydan yaklaşık bir ay önce İnstagram üzerinden tanıştığı ve katılan mağdurenin sanığa telefon numarasını verdiği, katılan mağdure ile sanığın tanıştıktan bir hafta sonra yüz yüze buluştukları, katılan mağdure rızasının hilafı dışında sanık ile okulun bahçe kısmına giderek organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, sonraki günlerde katılan mağdurenin görüşmek istememesine rağmen sanığın, katılan mağdureye kendisi ile buluşmaması halinde katılan mağdurenin patronuna ve Lüleburgaz’da ki herkese okul bahçesinde yaşadıkları cinsel ilişkilerini yayacağından bahisle mesaj göndermek yoluyla tehdit edip korkutarak, katılanın evine gelmesini sağladığı ve bu evde vajinal yoldan katılan mağdureye cinsel organını sokup katılan mağdurenin rızası hilafına cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılan mağdurenin yargılama konusu olaydan yaklaşık bir ay önce İnstagram üzerinden tanıştığı ve katılan mağdurenin sanığa telefon numarasını verdiği, katılan mağdure ile sanığın tanıştıktan bir hafta sonra yüz yüze buluştukları, katılan mağdure ile sanığın rıza dahilinde okulun bahçe kısmına giderek organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, sonraki günlerde katılan katılan mağdurenin görüşmek istememesine rağmen sanığın, katılan mağdureye kendisi ile buluşmaması halinde katılan mağdurenin patronuna ve Lüleburgaz’da ki herkese okul bahçesinde yaşadıkları cinsel ilişkilerini yayacağından bahisle mesaj göndermek yoluyla tehdit edip korkutarak, katılanın evine gelmesini sağladığı ve bu evde vajinal yoldan katılan mağdureye cinsel organını sokup katılan mağdurenin rızası hilafına cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin anılan hükme yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat
kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ile Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 gün ve 2023/183 Esas, 2023/856 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.