Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/11048 E. 2023/8942 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11048
KARAR NO : 2023/8942
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/120 E., 2023/133 K.
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2013/136 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama neticesinde eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2021/9037 Esas, 2022/11798 Karar sayılı kararı ile “Sanığın kabul edilen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu ve son cinsel ilişkinin 2012 yılı Şubat ayı içerisinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, şikayet tarihi olan 27.09.2012 gününe kadar aynı Kanunun 73/1. maddesinde düzenlenen altı aylık kanuni şikayet süresinin geçtiği gözetilerek sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de;
Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanunun 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanunun 7/2. maddesindeki ‘Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur’ düzenlemesi nazara alınıp, bu kapsamda lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetildiğinde lehine olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki TCK’nın 104/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması yerine hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,” gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2023/120 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek kanuni süre içinde şikayet yapılmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın, suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olan mağdureyi değişik zamanlarda birden çok kez hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak istismar ettiği sabit olmasına rağmen sanık hakkında düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündedir..

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure beyanlarında, sanığın olay tarihinde önce kolasına ilaç katmak suretiyle rızası dışında kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini, daha sonra da bu durumu ailesine anlatacağı tehdidi ile birden çok kez rızası dışında kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini iddia etmiş ise de, sanığın aşamalardaki katılan mağdure ile sevgili olduklarına, katılan mağdurenin rızası ile evine geldiğine ve katılan mağdure ile rızası doğrultusunda birden çok kez cinsel ilişkiye girdiklerine dair değişmeyen savunmaları, yargılama sırasında dinlenen tanıkların katılan mağdure ile sanığın sevgili olduklarına, katılan mağdurenin birçok kez sanığın evine geldiğini ve sanıkla öpüştüğünü gördüklerine ilişkin savunma ile uyumlu beyanları, tanık Büşra’nın katılan mağdurenin, sanığın kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğine dair bir şey anlatmadığı yönündeki beyanları, katılan mağdurenin olaydan sonraki davranışları, sanıkla görüşmeye devam etmesi karşısında katılan mağdurenin, sanığın kolasına ilaç katarak ve daha sonra da kendisini tehdit ederek cinsel ilişkiye girdiği yönündeki beyanına itibar edilmemiş, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suç tarihlerinde on beş – on sekiz yaş grubunda bulunan katılan mağdurenin rızası ile birden çok kez sanıkla cinsel ilişkiye girdiği ancak daha sonra aralarının bozulması nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğu, eylemin bu hali ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104 üncü maddesinde düzenlenen “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete tabi bulunduğu ve son cinsel ilişkinin 2012 yılı Şubat ayı içerisinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, şikayet tarihi olan 27.09.2012 gününe kadar aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen altı aylık kanuni şikayet süresinin geçtiği gözetilerek davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve Mahkemece kabul ve takdir kılınmış kamu davasının düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2023/120 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.