Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/11572 E. 2023/6444 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11572
KARAR NO : 2023/6444
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2018/5073 Değişik iş
SUÇ : Cinsel saldırı
İNCELEMENİN KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Cinsel saldırı suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.08.2018 günlü, 2018/136305 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.09.2018 günlü, 2018/5073 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,

Somut olayda müştekinin, şüphelinin yanına iş ilişkisi sebebiyle gittiğini, bu sırada şüphelinin göğsünü eliyle sıkması üzerine şahsı iterek uzaklaştırdığını ve aynı gün karakola şikâyette bulunduğunu belirtmesine karşılık, Cumhuriyet savcılığınca herhangi bir araştırma yapılmadan, şikâyetin, müştekinin soyut iddiasından ibaret olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin 28.08.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde belirttiği tanıkların dinlenilmesi, müştekinin bahsettiği iki adet güvenlik kamerası kayıtlarının dosyaya getirtilerek çözümünün yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabûlü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23.01.2019 günlü, 94660652-105-34-14454-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrakla birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:

Tüm dosya içeriği nazara alındığında olay günü müştekinin işyerine gittiği şüpheli tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddiasıyla karakola yaptığı başvuru üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açmayı gerektirir delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ilgili sunulan itiraz dilekçesinde müştekinin şikayetinden vazgeçmesi için şüpheli tarafından aracı kılınıp kendisiyle telefonla görüşen ve açık kimlikleri bilinmeyip, telefon numaraları verilen … ile eşinin konuyla ilgili beyanlarının alınması ve sanığın işyerinde bulunan olay gününe ait güvenlik kamera görüntü kaydının temin edilmesinin talep edilmesi karşısında, itiraz mercii tarafından esasen müştekinin karakol ifadesinde geçmeyip, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra sunulan itiraz dilekçesinde bu hususların gündeme getirildiği göz önüne alınarak bununla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli soruşturmanın yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin sağlanması için itirazın kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddedilmesi karşısında;

Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden, vaki talebin kabulü ile mercii İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.09.2018 günlü, 2018/5073 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.