Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/11583 E. 2023/8890 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11583
KARAR NO : 2023/8890
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2208 E., 2023/492 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki, şantaj
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça Sürüklenen Çocuk … hakkında;
I. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

II. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
III. Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

b) Sanık … hakkında;
I. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
II. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
III. Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 Tarihli ve 2022/2208 Esas, 2023/492 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ile sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
a) Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Suça sürüklenen çocuk … ile sanık … hakkında şantaj, sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
c) Suça sürüklenen çocuk … hakkında şantaj suçundan, bu eylemler cinsel istismar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tehdit unsuru olduğundan hüküm kurulmasına yer olmadığına,
d) Sanık …’nın şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin şantaj suçu bakımından (e) fıkrası, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından (a) fıkrası uyarınca beraatine,
e) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli tebliğnamesinde sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümlerin “onanması” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğuna, dosyadaki delillere ilişkin taraflara beyanlarının sorulmayarak savunma haklarının ihlal edildiğine, suça sürüklenen çocuk … hakkında şantaj suçu yönünden katılan mağdureden para aldığının görmezden gelindiğine, bu suçtan üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, sanık … yönünden katılan mağdurenin sanıktan çekinmesinin tanık beyanları ile de doğrulandığına, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık hakkında evrilen beraat kararlarının tanık beyanları, para alışverişi dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ilk cinsel ilişkinin açık ve kesin tarihinin bilinmediği gerekçesiyle sanık lehine değerlendirme ile istismar suçunun reşit olmayanla cinsel ilişki olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına göre hatalı olmasına, eksik inceleme yapılmadığı gibi sanığın eylemlerini görmezden gelerek ‘”rızaen cinsel ilişki ” şeklinde hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemi
Özetle, verilen mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun hangi eylemlerinin atılı suçlara vücut verdiğinin kararda gösterilmediğine, takdiri indirim hükümlerinin haksız ve dayanaksız olarak uygulanmadığına, suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun on iki – on beş yaş aralığında olduğunun dikkate alınmadığına, samimi anlatımlarının göz ardı edildiğine, katılan mağdure ile aralarında geçen eylemlerin rızaya dayalı gerçekleştiğine, tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının hukuka ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.

C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, yer, zaman tespiti için keşif yapılmadan karar verildiğine, iddiaya konu günlük kiralık evlerin ve sanık tarafından kiralandığının araştırılmamasına, alınan raporun cinsel ilişki iddiasını çürüttüğüne, sanık ile mağdure arasında görüntü ve mesaj kaydı bulunamadığına, tanık beyanlarının sanığın atılı suçu işlemediğini gösterdiğine, temel cezanın alt sınırdan tayinine rağmen zincirleme suçta teşdit uygulanmasına, takdiri indirim hükümleri uygulanmadan fazla ceza tayinine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça Sürüklenen Çocuk … Yönünden;
a) Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdureye yönelik 2017 sonu 2018 yılı başındaki dönemden, 2020 yılında açık tarihi tam tespit edilemeyen döneme kadar organ sokmak suretiyle cinsel eylemlerde bulunduğu anlaşılmış; katılanın ilk suç tarihindeki yaşı ve zikredilen delillerden (katılan mağdurenin özü itibariyle istikrarlı beyanları, muayene raporları, tanık anlatımları, hts kayıtları, suça sürüklenen çocuğun soruşturmada ikrarı içeren beyanı ve dosya kapsamındaki diğer deliller) eylemlere rızasının bulunmadığı kanaatine varılması itibariyle üzerine atılı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın, eylemine uyan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda, suçun işleniş şekli ve fiilin diğer özellikleri (olaylarda hem cebir hem tehdit kullanılması) nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği,
Sanığın cinsel istismar eylemini başkalarına söyleme tehdidi ile sürdürdüğü ve katılan mağdurenin itibar edilen anlatımına göre eylem esnasında darp, tokat atma, itme, ısırma gibi eylemlerin de gerçekleştiği anlaşılmakla, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince arttırım yapıldığı, sanığın mezkur suçu bir suç işleme kararı kapsamında aynı mağdura karşı işlemiş olması nedeniyle, verilen cezasından eylem sayısı nazara alınarak takdiren 1/2 oranında arttırım yapıldığı, son suç tarihinin 2020 yılı içindeki yerinin net olarak tespit edilememesi ve sanığın 07.07.2002 doğumlu olması itibariyle yaş küçüklüğü hususunda oluşan şüphe lehine yorumlanarak, suç tarihi itibariyle 3. grup yaş küçüğü olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezasında 1/3 oranında indirim yapıldığı, sanığın, dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak olumlu kanaat oluşmadığından hakkında takdiri indirim uygulanmadığı,
b) Şantaj Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Katılan mağdureden yarar temin etmek amacıyla çıplak fotoğraflarını ailesine göstereceği söylemlerinde bulunmak suretiyle üzerine atılı şantaj suçunu zincirleme şekilde işlediği,
Sanığın aynı söylemlerle öncelikle cinsel eylemlerinin devamını sağlaması, akabinde para talep etmesi nedeniyle, hem 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulandığı, ayrıca sanığın şantaj suçundan cezalandırılmasına dair gerçek içtima hükümleri uygulandığı,
c) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Sanığın, küçük yaştaki katılan mağdureyi cinsel eylemlerini gerçekleştirmek üzere çeşitli yerlere (orman, ev), aralarında yaşanan olayları başkalarına söyleyeceği tehdidi ile götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği,

2. Sanık … Yönünden;
a) Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Sanığın, katılan mağdureye yönelik 2018-2021 yılları arasında açık tarihi tam tespit edilemeyen dönemde organ sokmak suretiyle cinsel eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı, katılanın ilk suç tarihindeki yaşı ve zikredilen delillerden (katılan mağdurenin özü itibariyle istikrarlı beyanları, muayene raporları, tanık anlatımları, hts kayıtları, suça sürüklenen çocuğun soruşturmada ikrarı içeren beyanı ve dosya kapsamındaki diğer deliller) eylemlere rızasının bulunmadığı kanaatine varılması itibariyle üzerine atılı “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın, eylemine uyan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunda, suçun işleniş şekli ve fiilin diğer özellikleri nazara alınarak takdiren alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği,
Sanığın cinsel istismar eylemini …’le olan ilişkisini ve aldığı paraları başkalarına söyleme tehdidi ile sürdürdüğü iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbiki talep edilmiş ise de, ilk suçun 2018 yılı içindeki tam tarihinin tespit edilememesi ve mağdurenin 23.11.2003 doğumlu olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının, aynı maddenin 1. fıkrasının b bendindeki çocuklara karşı ancak silah kullanılarak işlenmesi halinde uygulanabileceği, yargılamaya konu olayda ise sanığın silah kullandığına dair herhangi bir iddianın bulunmadığı anlaşılmakla, ilk eylem tarihinde mağdurun 15 yaşını doldurmuş olabileceği yönündeki şüphe sanık lehine yorumlamış ve sanık hakkında belirlenen cezada anılan 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince arttırım yapılmadığı, sanığın mezkur suçu bir suç işleme kararı kapsamında aynı mağdureye karşı işlemiş olması nedeniyle, verilen cezasından zincirleme suç hükümlerine ilişkin eylem sayısı nazara alınarak takdiren 1/2 oranında arttırım yapıldığı, sanığın, dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak olumlu kanaat oluşmadığından hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanmadığı,
b) Şantaj Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Sanığın, Mahkemece kabule esas alınan deliller nazara alınarak atılı suçu işlediği sabit görülmüş olmakla, katılan mağdureden yarar temin etmek amacıyla aralarında yaşanan cinsel istismar olayları başkalarına anlatacağı söyleminde bulunmak suretiyle üzerine atılı şantaj suçunu işlediği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi delaletiyle bu suçtan da cezalandırılması gerektiği,
c) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Sanığın, küçük yaştaki katılanı cinsel eylemlerini gerçekleştirmek üzere çeşitli yerlere aralarında yaşanan olayları başkalarına söyleyeceği tehdidi ile götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varıldığı,
Görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dairece duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde,
1. Suça sürüklenen çocuk … Yönünden;
a) Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu ve Tehdit ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

b. Şantaj Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
Suça sürüklenen çocuğunu katılan mağdureye ait çıplak fotoğraflarını ailesine göndereceğini söyleyeceği söylemiyle cinsel ilişkiye zorlamak suretiyle üzerine şantaj suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu eylemlerin nitelikli cinsel istismar suçu ve tehdit ile hürriyetten yoksun kılma suçunun unsuru olduğu gözetilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek şantaj suçundan hüküm kurulduğu,

2. Sanık … Yönünden;
a) Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de incelenen dosya kapsamına göre sanığın katılan mağdure ile ilk cinsel ilişkisini katılan mağdurenin beyanları değerlendirildiğinde açık tarihi tespit edilemeyen dönemde 2018 yılı sonlarında organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği, zincirleme şekilde suçun işlendiği, son cinsel ilişkinin 2021 yılı Temmuz ayında gerçekleştiği, katılan mağdure ile sanık arasında olay öncesinde dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmayışı, mağdurenin akıl sağlığının yerinde olması, sanığa iftira atmasına gerektirecek bir hususun olmaması, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında verdiği istikrarlı, sıralı ve ayrıntılı beyanlarına göre sanığın katılan mağdureyle zincirleme cinsel ilişkide bulunduğu hususunun dosyada mevcut beyan ve raporlar ile sabit olduğu, ancak olayda sanığın tehditle cinsel ilişkiye girdiği hususunda somut ve kesin delil bulunmadığı, katılan mağdurenin teyzesinin eşi olan sanıktan suça sürüklenen çocuğun kendisine “şantaj” da bulunması üzerine para istediği, sanığın katılan mağdurenin istediği parayı verdiği, sanığında bunun karşılığında katılan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği, sanığın ilk cinsel ilişkisinin açık ve kesin tarihinin belirlenemediği, ilk eylem tarihinde katılan mağdurenin on beş yaşını doldurmuş olabileceği yönündeki şüphe sanık lehine yorumlanması gerektiği, bu itibarla katılanın on beş – on sekiz yaş grubunda olduğu dönemde cinsel ilişkilerin yaşandığı, tehdit, cebir, hile ile cinsel ilişkiye girdiğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, suçun zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesinin, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile ilgili mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyeti yönünde karar verildiği, olayın gelişimi, dosya içeriği, sanığın olay sonrası davranışları göz önüne alınarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği,
b) Şantaj Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince sanığın “Şantaj” suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de sanığın katılana yönelik şantaj suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraatine karar verildiği,
c) Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Açısından Yapılan Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince sanığın, tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de katılan mağdurenin suç tarihinde on beş – on sekiz yaş grubunda olduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağduru rıza dışında bir yere götürmek veya bir yerde kalmak zorunda bırakılması durumunda oluşabildiği, sanığın yalnızca kast ettiği cinsel istismar eyleminin gerçekleşme süresi kadar katılan mağdureyi alıkoyduğu, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin de bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde; katılan mağdurenin rızası dışında cebir, tehdit, hile ile hürriyetinden yoksun kılındığını gösterir, sanığın mahkumiyetine yeter, şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verildiği,
Görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Şantaj ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı; Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki, Şantaj ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
1. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik cebir ve tehditle gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerinin katılan mağdurenin on beş yaşını doldurmadan önceki tarihte gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak belirlenemediği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında, istismar eylemini gerçekleştirirken cebir ve tehdit kullandığı gerekçesiyle cezasında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fırkası gereğince arttırım yapılarak fazla ceza tayini karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki, Şantaj ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Dosya kapsamına göre, sanığın katılan mağdureyi, suça sürüklenen çocuk ile olan ilişkisini ve aldığı paraları ailesine ve başkalarına söyleme tehdidi ile çoğunlukla öğlen arası okuldan aldığı mağdureyi günü birlik kiralık evlere-ormana götürerek rızası dışında cinsel ilişkiye girmesi şeklinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerde kullanılan şantajın anılan suçların unsuru olduğu nazara alınıp, şantaj suçu yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra sanığın eylemlerine uygun olarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine dair hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Bozma sebebine göre Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Şantaj ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/2208 Esas, 2023/492 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı; Sanık Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki, Şantaj ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlelerle suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/2208 Esas, 2023/492 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.