YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11617
KARAR NO : 2023/7950
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/826 E., 2023/722 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/115 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.02.2023 tarihli ve 2023/238 Esas, 2023/260 Karar sayılı kararı ile; sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarında mağdure ile farklı tarihlerde bir kaç defa cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi karşısında 5327 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, temsil kayyımının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, 05.12.2022 tarihli 6.595,15 TL sarf gideri, 23.11.2022 tarihli 2.310,00 TL ve 11.02.2013 tarihli 75,00 TL ATK fatura giderinin yargılama giderlerine dahil edilmeyerek eksik yargılama giderine hükmedilmesi karşısında istinaf başvuruları yerinde görülerek 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 280 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/75 Esas 2023/91 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Re’sen istinafa tabi karara karşı katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Mağdure hakkında olay tarihinden iki yıl sonra alınan 21.01.2014 tarihli Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen raporda cinsel saldırı sonucunda ruh sağlığının bozulduğu belirtilmesine karşısında 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının gerektiğine, üst sınırdan ceza tayini ile zincirleme suç hükümlerine göre artırım yapılırken artırım oranının üst hadden belirlenmesi gerektiğine, vekil ile temsil edilmelerinden ötürü kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın eylemi sonucu bir tek sonuç meydana geldiğine, sanığın samimi ikrarı ve mağdurenin tahrik eylemlerinin indirim yapılmasını gerektirmesine karşın takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hafif-orta derecede zeka geriliği saptanan mağdure …’ın rahatsızlanması üzerine 09.03.2012 tarihinde tedavi amaçlı götürüldüğü sağlık kuruluşunda gebe olduğunun tespit edilmesi ve 23.05.2012 tarihinde doğum yapması olayı ile ilgili olarak yapılan soruşturmada bebekten alınan biyolojik örnekler ile sanıktan alınan biyolojik örnekler arasında yapılan inceleme neticesinde Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 02.06.2022 tarihli ve ANK-BYL-2022-3324 sayılı uzmanlık raporunda; sanıktan alınan biyolojik örnekler ile ilgili sanığın, mağdurenin kızının biyolojik babası olabileceğinin bildirildiği, bu surette sanığın 2012 yılı içerisinde aynı konutta ikamet ettiği halası mağdure ile cinsel ilişkiye girerek üçüncü derece kan hısımlığı bulunan ve ruh bakımından kendini savunmayacak durumda olan kişiye karşı organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde mahkemesince kurulan hükmün gerekçesinde; mağdure hakkında alınan Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu’nun 14.11.2022 tarihli heyet raporu ile; hafif-orta derecede zeka geriliği saptanan mağdurenin zeka geriliğinin mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmadığı, 2012 yılında mağduru bulunduğu nitelikli cinsel saldırı olayında fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağı, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceği, anılan olayla ilgili ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda tıbben kanaat bildirilemeyeceğinin belirtildiği, sanığın soruşturma aşamasında mağdure ile farklı tarihlerde bir kaç defa cinsel birliktelik yaşadığını beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında mağdure ile bir kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle mağdurenin 23.05.2012 tarihinde doğum yapması gözetilerek tıbben kabul edilen hamilelik süresinin 9 ay 10 gün dikkate alınarak geriye gidilerek belirlenen 13.08.2011 tarihinde sanıkla mağdure arasında cinsel birliktelik yaşandığının kabulü ile sanığın on sekiz yaşını doldurduğu tarihten ve mağdurenin doğum yaptığı tarihe göre hesaplanan 13.08.2011 tarihi ve bu tarihten sonra tam tarihi tespit edilemeyen günlerde cinsel birlikteliklerin gerçekleştirdildiği, eylemlerin mağdurenin doğum yapmasıyla 23.05.2012 tarihinde sonlandığı anlaşılmakla, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği tarihin suç tarihi olarak kabul edilmesi sebebiyle somut olayda doğumdan önce son eylemin icra edildiği kanaatine varılmakla doğumun gerçekleştiği 2012 yılı Mayıs ayı suç tarihi olarak kabul edilmekle, hastane doğumlu olmadığı anlaşılan sanığın yaşının tespitine dair alınan Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.09.2022 tarihli raporunda radyoloji kemik yaşının yirmi dört yaş ve üzeri ile uyumlu olduğunun belirtilmesi sebebiyle kemik yaşının kimlik yaşı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, bu surette sanığın aynı konutta ikamet ettiği mağdure ile suç tarihi olarak kabul edilen 13.08.2011 tarihinde cinsel ilişkiye girerek atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği sabit görülmekle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurularak suçun işleniş şekli, birden fazla nitelikli halin bulunması ve fiilin diğer özellikleri nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayini ile sanığın soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan ifadelerinde farklı tarihlerde birden fazla cinsel ilişki yaşandığına dair beyanlarına itibar edilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbik edildiği, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak olumlu kanaat oluşmadığından takdiri indirim hükümleri uygulanmayarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza belirlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde belirlenen artırım oranı ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olarak katılan Bakanlığa yüklenen kamu görevi kapsamında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddeleri gereğince suçtan zarar görme şartı aranmadan katılma hakkı tanınması sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/722 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ardahan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.