YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11686
KARAR NO : 2023/8333
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/318 E. 2023/331 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli, 2021/2978 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve cinsel saldırı suçuna teşebbüsten dolayı kamu davası açılmıştır.
2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli, 2021/512 Esas, 2022/43 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli, 2022/497 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2022 tarihli ve 2022/9888 Esas, 2022/11708 Karar sayılı kararı ile;” Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında ilk derece mahkemesince sanığın, üvey kızı olan mağdureye intikal günü gerçekleştirdiği eylemi dışında başka bir tarihte cinsel saldırıda bulunduğuna dair mağdurenin soyut beyanı dışında kesin ve inandırıcı delil olmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi ile artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi” gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli, 2023/318 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmayarak eksik ceza tayini, aksi halde de sanığın iddianamede belirtilen şekilde cinsel saldırı suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan ile sanık arasında husumet bulunduğu, katılanın beyanı ile alınan rapor arasında çelişki olduğu, katılanda darp ve cebir izi bulunmadığına dair raporun mevcut olduğu, katılanla rızası dahilinde cinsel ilişki yaşanmış olabileceği hususunun Mahkemece tartışılmadığı, katılana ait yatakta sanığa ait meni, çarşaf ve yorgan kılıfı ile mağdureye ait kıyafette sanığa ait DNA çıkmasının aynı evde yaşamaları ve sarılmaları nedeniyle olağan olduğu, katılandan alınan sürüntü örnekleri ile sanığın sperm örneklerinin alınarak incelenmesi gerektiği ve dilekçelerinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılanın üvey babası olduğu, sanığın yaklaşık iki yıl kadar önce katılanın bir erkekle cinsel ilişki yaşadığını öğrendiği, sanığın normalde eşi olan tanık … ile birlikte evden çıkmasına rağmen tahlil yaptıracağını söyleyerek o gün evde kaldığı, eşinin evden çıkmasından sonra sanığın katılanın odasına girdiği, uyumakta olan katılanın göğüsünü ve cinsel organını ellediği, katılanın uyanıp direnmesi üzerine sanığın eylemlerini sürdürdüğü, bir süre sonra aralarındaki fiziki güç sebebiyle katılanın direncini yitirdiği, sanığın ”Buradan kaçısın yok, gerekirse ellerini bağlarım, benimle birlikte olmadan bu evden çıkamazsın” şeklinde sözler söylemesi üzerine direnci kaybolan katılana karşı sanığın önce ellerini daha sonra da cinsel organını katılanın vajinasına sokarak nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği, her ne kadar sanık katılana karşı cinsel saldırıda bulunmadığını ileri sürmüş ise de; katılanın aşamalardaki yer ve zaman belirten tutarlı anlatımları, olayın hemen akabinde durumu annesine anlatıp şikayetçi olması, olay sırasında katılanın üzerinde bulunan iç çamaşırı, şort ile olayın gerçekleştiği yatak üzerindeki yorganda sanığa ait sperm örneklerine rastlanılması, sanığın bu durumu hayatın olağan akışı içerisinde izah edememesi, katılanın böyle bir konuda sanığa suç atmasını gerektirecek nitelikte dosyaya yansıyan bir sebebin bulunmaması, on dokuz yaşındaki bir … kızın böyle bir olayı, meydana gelmediği halde ifade etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, sanığın üzerine atılı katılana yönelik 17.08.2021 tarihi eylem yönünden ise katılanın soyut beyanı dışında kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2023 tarihli, 2023/318 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince, öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.