YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1309
KARAR NO : 2023/3644
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılan … vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan vekilinin 24.11.2022 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı, yasal süresinden sonra 12.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2012 tarihli ve 2012/424 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2012/40 Esas, 2014/21 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2022 tarihli ve 2021/20150 Esas, 2022/7304 Karar sayılı kararı ile hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunulmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmuş olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamı üzerine Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.01.2023 tarihli ve 9-2023/4069 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin yaşının sanık tarafından bilindiğine dair dosyaya bir delilin girmediğini, müşteki taraf iddiasından başka bir delilin söz konusu olmadığını, sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilip bilmediği, yaşını bilmesine rağmen mi cinsel ilişkiye girdiği noktasında her türlü şüpheden uzak kesin bir delilden söz etmenin mümkün olmadığını, sanığın mağdurenin yaşını bildiği hususu sadece mağdure tarafın beyanları ile öne sürülen bur husus olduğunu, sanığın her aşamada mağdurenin yaşı konusunda yanıldığını beyan ettiğini, yapılan düzenlemelere göre en hafif cezayı gerektiren hükme göre ceza verilmesi gerektiği, bu durumun mahkemece gözetilmemesinin yerinde olmadığını, suçun tek bir suç olarak kabul edilmesi gerektiğini, sanığın hata hükümlerinden yararlandırılmaması nedeniyle hükmün bozulmasını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; sanık ile mağdure …’nin televizyondaki bir müzik kanalı aracılığıyla tanıştıkları, belirli bir süre telefon ile sürekli konuştukları, arkadaşlıklarının ilerlemesi sonucu birbirlerine duygusal yakınlık hissettikleri, 2009 yılının Ağustos ayı içerisinde anlaşarak mağdure ile sanığın Ankara Otobüs Terminalinde buluştukları, sanığın olay tarihi itibariyle on beş yaşından küçük olan mağdureyi rızası doğrultusunda Bayburt iline getirdiği ve Bayburt merkez de 04.04.2010 tarihine kadar sanığın kiraladığı evde birlikte yaşadıkları, bu süre içerisinde mağdurenin rızasıyla müteaddit defalar mağdure ve sanığın cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin yaşının küçük olması ve ailesi tarafından aranıyor olması nedeniyle sanık tarafından katılan’ın 04.04.2010 tarihinde Ankara şehirler arası otobüs terminaline bırakıldığı, her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında hata savunması yaptığı görülmüş ve sanık savunmalarında mağdureyle ilk konuştuklarında mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediğini, yüz yüze görüştüklerinde fiziki görünümünün on sekiz – on dokuz yaşlarında olduğunu beyan etmiş ise de, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının tamamında istikrarlı bir şekilde sanıkla ilk tanıştıklarında on sekiz yaşından küçük olduğunu söylemediğini, ancak devam eden konuşmalarda sanığa gerçek yaşını söylediğini, sanıkla kaçmadan önce kendisinin yaşının küçük olduğunu ve gerçek yaşını bildiğini, sanıkla kaçtıkları gün kendisinin kimliğini gördüğünü, ayrıca görünüş itibarı ile kendisinin on sekiz yaşından büyük olduğunu iddia eden sanığın o dönemki bulunduğu yaşı itibarı ile yaşının küçük olduğunu ilk bakışta anlamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, sanığın kendisinin 1995 doğumlu olduğunu ilk tanıştıkları andan beri bildiğini beyan ettiği, sanığın bozma ilamı öncesi alınan savunmasında açık bir şekilde mağdure ile kaçmadan önce yaklaşık olarak bir yıl kendisi ile telefon ile görüştüğünü, onunla ilk tanıştığında kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediğini, kaçmadan önce hiç fiziken görüşmediklerini, mağdurenin görünümünün de on sekiz yaş ile uyumlu olduğunu, kaçtıktan bir müddet sonra mağdurenin kendisine on sekiz yaşından küçük olduğunu söylediğini, ancak şu an itibariyle kaçtıktan ne kadar süre sonra kendisine on sekiz yaşından küçük olduğunu söylediğini hatırlamadığını, ancak on sekiz yaşından küçük olduğunu söyledikten sonra bir müddet daha birlikte kaldıklarını iyi hatırladığını, kendisine on sekiz yaşından küçük olduğunu söyledikten sonra mağdureyi ailesinin yanına bırakmak istediğini, mağdurenin ailesinin şikayetçi olması nedeniyle aranıyor olması ve mağdurenin on sekiz yaşından küçük olması nedeniyle mağdureyi Ankara Otogarına bıraktığını beyan ettiği, bozma ilamı sonrası alınan savunmasında da Bayburt’a geldikten bir iki ay sonra …’nin gerçek yaşını öğrendiğini, yaşını öğrendikten sonra … ile aralarında cinsel birliktelik olup olmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, sanığın alınan savunmaları ve istikrarlı mağdure beyanlarından sanığın mağdureyle kaçtıklarında mağdurenin gerçek yaşını bildiğinin anlaşıldığı, nitekim sanık ile mağdurenin birlikte kaçmadan önce 1 yıl süreli görüşmelerinin olması dikkate alındığında mağdurenin yaşını bilmemesi gibi bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olay tarihinde mağdurenin on beş yaşından küçük, sanığın ise yirmi yedi yaşında olduğu, bu kapsamda mağdurenin bu husustaki beyanları ve dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle mağdurenin fiziki görüntüsünün suç tarihinde on sekiz – on dokuz yaşlarında olduğu değerlendirilerek sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü yönündeki savunmasına itibar edilmediğini ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uygulanmadığını, somut olayda hata hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı kanaati ile sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Katılan vekilinin 24.11.2022 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
2. Katılan … vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesi gerektiğine yönelen Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Her ne kadar mağdurenin gerçek yaşını sanığa söylediği ve bu nedenle sanığın mağdurenin gerçek yaşını bildiği mahkemece kabul edilmiş ise de; mağdurenin tüm ifadelerinde geçen beyanına göre yüz yüze gelene kadar ki süreç içerisinde sanığa on sekiz yaşında olduğunu söyleyerek sanığı hataya düşürdüğü, mağdurenin bir araya ilk geldikleri ve kaçtıkları tarihten sonra hangi aşamada gerçek yaşını söylediği hususunda çelişkili beyanlarının bulunduğu dikkate alındığında sanığın mağdurenin gerçek yaşını ne zaman öğrendiği şüphede kaldığı gözetilmeksizin sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerekirken atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/185 Karar kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenler Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.