YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1924
KARAR NO : 2024/477
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
…
…
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/215 E., 2022/266 K.
…
…
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel
istismarı
…
HÜKÜM : Mahkûmiyet
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2012 tarihli ve 2012/1870 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı, mağdurelerden… ile …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2014 tarihli ve 2012/407 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet ile mağdure…’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine, mağdure …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.01.2014 tarihli ve 2012/407 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2016/5774 Esas, 2021/868 Karar sayılı kararı ile mağdure…’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması ile ”Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdureler…, …, … … ile …’a karşı ayrı ayrı) kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; sanığın üzerine atılı mağdure…’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı işlenen diğer suçlarla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK’nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, okulda hizmetli olarak çalışan sanığın aynı okulda öğrenci olan mağdureler üzerinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezaların 5237 sayılı TCK’nın 103/3. maddesi ile artırılması, sanığın değişik tarihlerde mağdureler …, … … ile …’a yönelik fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığının gözetilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/215 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Mağdure…’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun öncesi lehe görülerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Mağdureler …, … ile … …’a yönelik ayrı ayrı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun sonrası lehe görülerek 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi
Delillerin taktirinde hata yapıldığına, ceza miktarının az olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan takdiri indirim maddesi uygulanmaksızın ceza verilmesi gerektiğine, vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili ifadeler dışında başkaca delil bulunmadığına, sanığın tanıklarının dinlenmediği bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; sanık … ın hizmetli olarak görev yaptığı okulda öğrenci olan mağdurelerden …, …, …’ a yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, …’ye yönelik ise çocuğun cinsel istismarı suçundan, mağdurelerin aşamalarda değişmeyen birbirini destekler nitelikte beyanlarına, mağdurelerin olaylar sonrası olayları aynı şekilde gerek aile fertlerine gerekse öğretmenlerine uyumlu ve istikrarlı bir şekilde anlatmaları, mağdurelerin sanığa iftira atmalarını gerektiren herhangibir bir durumun bulunmayışı, … Devlet Hastanesi Pskikiyatri Uzmanının ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının bilirkişi heyetinin raporlarında mağdurelerin beyanlarına itibar edilebileceği yönündeki mütalaaları dikkate alınarak, cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın mağdure…’ye yönelik eylemi yönünden; 15 Mayıs 2012 günü sanığın mağdurenin peşinden giderek o an mağdurenin yalnız olarak bulunduğu sınıfa girdiği, mağdurenin korkarak kendi sınıfına kaçması üzerine, sanığın mağdurenin peşinden giderek mağdurenin yalnız olarak bulunduğu sınıfa girip mağdureyi boğazından tutup sürükleyerek karşı sınıfa götürdüğü, elbisesinin üzerinden göğüslerini ellediği, akabinde onu başka bir boş sınıfa sürükleyip sınıfın duvarının köşesinde sıkıştırıp, bir eli ile duvara dayanırken diğer eli ile mağdurenin belinden tutarak kendisine doğru çekip, cinsel arzularını tatmin amacıyla mağdureyi bir süre bu şekilde tuttuğu, mağdurenin sanığın bir an elini bırakması nedeni ile sanığın elinden kaçıp kurtulduğu sabit görülmüştür.
Somut olayda sanığın mağdureye karşı eylemlerini cebir ile gerçekleştirdiği, eylemlerin süresi nazara alındığında sarkıntılık boyutunu aştığı, ani ve kesik olmadığı, belli bir devamlılık arz ettiği, bu suçu işlerken aynı zamanda mağdureye karşı cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlemiş olduğu, bu suretle sanığın eyleminin cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu haliyle suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasanın öngördüğü ceza miktarı itibariyle sanığın daha lehine olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın mağdure …’a yönelik eylemi yönünden; 2011-2012 öğretim yılı içerisinde okullar kapanmadan önceki bir tarihte mağdure …’nın öğretmenin istediği eşyayı almak için atölyeye gittiği, sanığın da mağdurenin peşinden giderek yalnız olarak bulunduğu atölyeye girdiği,
mağdureye sarılıp kendine doğru çektiği, seni seviyorum diyerek mağdureyi tutup cinsel arzularını tatmin amacıyla sarıldığı sabit görülmüştür.
Somut olayda sanığın mağdureye karşı eylemlerinin ani ve kısa süreli olduğu, eylem gerçekleşirken cebir kullanılmadığı bu suretle sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunda cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu haliyle yapılan değişiklikten sonra yürürlüğe giren yasanın suç tanımı itibariyle sanığın daha lehine olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın mağdure …’e yönelik eylemi yönünden; 2011-2012 öğretim yılı başlarında bir tarihte mağdur …’in nöbetçi olduğu bir günde zilin ne zaman çalacağını sormak için sanığın yanına gittiği, sanığın mağduru dizlerine oturttuğu, mağdur kalkıp giderken arkasından giderek kollarından tutup onu kendisine doğru çektiği, cinsel arzularını tatmin amacıyla cinsel organının olduğu bölgeyi mağdurenin vücuduna değdirdiği bu şekilde birkaç saniye mağdureyi tuttuğu sabit görülmüştür.
Somut olayda sanığın mağdureye karşı eylemlerinin ani ve kısa süreli olduğu, eylem gerçekleşirken cebir kullanılmadığı bu suretle sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunda cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu haliyle yapılan değişiklikten sonra yürürlüğe giren yasanın suç tanımı itibariyle sanığın daha lehine olduğu değerlendirilmiştir.
Sanığın mağdure … …’a yönelik eylemi yönünden; 2011-2012 öğretim yılında okulların açıldığı dönem başında birgün mağdur … merdivenlerden çıkarken arkasından gelerek kollarından tutup kendisine doğru çekip, bir eliyle kalçasından sıktığı sabit görülmüştür.
Somut olayda sanığın mağdureye karşı eylemlerinin ani ve kısa süreli olduğu, eylem gerçekleşirken cebir kullanılmadığı bu suretle sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunda cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu haliyle yapılan değişiklikten sonra yürürlüğe giren yasanın suç tanımı itibariyle sanığın daha lehine olduğu değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii, katılan mağdureler vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2021/215 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir
hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdureler vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
…