YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2009
KARAR NO : 2023/5084
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/65 Esas, 2017/361 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş,
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/527 Esas, 2018/2207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fırkasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2019/863 Esas, 2020/1363 Karar sayılı kararı ile lehe Kanun’un denetime imkan verecek şekilde tartışılmasından sonra hüküm tesis edilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/733 Esas, 2020/1163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 ve 6763 sayılı Kanunlar ile yapılan değişiklikler öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un hükümlerinin lehe olduğu belirtilerek sanık hakkında beden veya ruh sağılını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fırkasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,
5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/19027 Esas, 2022/7485 Karar sayılı kararı ile “Mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, tanık beyanları, savunma, iddiayı doğrulayan muayene raporlarının olmaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın değişik tarihlerde kızı olan mağdureye yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle mağdureyi soyduktan sonra dudak ve göğüslerinden öperek, cinsel organını sürtme şeklinde sübuta eren eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1., 103//3, 103/6, 43/1. maddelerine göre cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması, ” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,
6. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2968 Esas, 2022/2063 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fırkasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2023 tarihli Tebliğnamesinde sanık hakkındaki hükmün, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fırkasının uygulama koşullarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenemediğinin gözetilmemesi gerekçesiyle “bozulması” yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili, intikalin geç olduğuna, mağdurenin beyanında geçen şekilde bir istismarın vücutlarında iz bırakmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığına, katılan anne …’nın 2002 yılından beri haberdar olduğu istismara dair on beş yıl süreyle sessiz kalamayacağına, mağdureler hakkında alınan ruh sağlığı raporuna itibar edilemeyeceğine, sanık tarafından yazılan notun cinsel suçun işlenmesi nedeniyle yazıldığının kabul edilemeyeceğine, not içeriğinde bu yönde bir ifade bulunmadığına, sanık ile katılan ve mağdureler arasında husumet bulunduğuna, sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına, lehe yasa hükümlerinin eksik uygulandığına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık aleyhinde verilmiş olan cezanın yetersiz, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge adliye mahkemesince, katılan mağdure … … ve temyiz dışı katılan mağdure …’in sanığın öz kızları, katılan …’nın da sanığın eşi olduğu, sanığın kızı katılan mağdure … …’ya yönelik, … … yedi-sekiz yaşlarında iken (takriben 2001 veya 2002 yılında) ikametgahlarında başka kimse olmadığında sanığın kızı katılan mağdure … …’yı değişik tarihlerde soyduktan sonra dudak ve göğüslerinden öperek cinsel organını sürtme şeklinde eylemlerde bulunduğu, daha sonraları da evde yalnız kaldıklarında aynı eylemlerini devam ettirdiği, daha sonraları … … kabul etmediği zamanlarda “Seni öldürürüm, sizi yaşatmam kardeşine yaparım” gibi sözlerle tehditte bulunarak aynı eylemleri 2001 yılından 2007 yılına kadar devam ettirdiği, sanığın bu şekilde tehdit yoluyla kızı … …’ya karşı zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel istismar suçlarını 2006-2007 yıllarına kadar devam ettirdiği, katılan mağdure … … ve kendisine karşı eylem sebebiyle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen temyiz dışı …’in aşamalardaki aynı mahiyetteki samimi beyanlarından, katılan mağdurelerin beyanlarını doğrulayan sanığın itiraf niteliğindeki Adli Emanete aldırılan yazıdan ve yine katılan mağdurelerin beyanlarını doğrulayan maddi delil niteliğinde olan dava konusu cinsel istismar suçları nedeniyle katılan mağdurelerin ruh sağlıklarının bozulduğuna ve sanığın ceza ehliyetinin tam olduğuna dair aldırılan raporlardan ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı kabul edilerek hüküm tesis edildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş; sanığın eylemlerinin bir kısmını tehdit kullanarak gerçekleştirdiği kabul edildiğinden ve bu hususa yönelik temyiz bulunmadığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2968 Esas, 2022/2063 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.