YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/260
KARAR NO : 2023/5005
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/304 E., 2022/433 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2011 tarihli ve 2011/350 soruşturma numaralı iddianamesi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kamu davasının açıldığı, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2013 tarihli ve 2011/20 Esas, 2013/68 sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2013 tarihli ve 2011/20 Esas, 2013/68 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2018/4882 Esas, 2018/4585 Karar sayılı kararı ile sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on sekiz yaşında olduğunu söylediği ve fiziki olarak da bu yaşta gösterdiği yönündeki savunması, mağdurenin kayıtlı olduğu tarihten yaklaşık sekiz yıl sonra nüfusa tescil edilmesi, mağdureye ait nüfus kayıt örneğinden Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/120 Esas, 2013/25 Karar sayılı ilâmı ile 15.03.1998 olan doğum tarihinin 15.06.1996 olarak düzeltildiğinin anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre, suçların niteliklerine etkisi nazara alınarak öncelikle mağdurenin resmi bir kurumda doğup doğmadığının araştırılıp doğmadığının tespit edilmesi halinde, Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası da getirtildikten sonra tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adlî Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, hükümlerden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi yönünden kısmî iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2018/446 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
4. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2018/446 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.03.2022 tarihli ve 2021/15455 Esas, 2022/2695 Karar sayılı kararı ile sanığın aşamalarda mağdurenin on sekiz yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması, mağdure ile müştekilerin ifadeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hata hükümleri uygulanarak çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle, kararın hukuka aykırı olduğuna, olayın sübut bulduğuna, katılan mağdurenin olay sebebiyle ruh sağlığının bozulduğuna, rapor içeriğinin de sanığın cinsel eylemi gerçekleştirdiği konusunda bilgiler verdiğine, katılan mağdurenin kendi onur, namus ve gururunu ortaya atarak cinsel istismara uğradığı konusunda gerçek dışı beyanlarda bulunamayacağına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sanığın atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle, Temyiz eden sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece “Hata hükümlerinde aranması gereken kriterlerden bir tanesi sanığın mağdurun gerçek yaşını bildiği ya da bilebilecek durumda olup olmadığıdır. Dava konusu olayda sanık ile mağdurenin yeni tanıştıkları bu sebeple sanığın mağdurenin yaşını bilebilme imkanının olmadığı, sanığın mağdureye yaşını sorduğu ve mağdurenin kendi yaşını dilekçesinde de belirttiği üzere 18 yaşından büyük olduğunu sanığa söylediği, sanığın savunmalarında da mağdurenin 18 yaşında olduğunu mağdurenin kendisine söylediği savunmasında bulunmuş olup, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek sanığın mağdurenin yaşı konusunda yanılmış olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğü kanatine varıldığından bu durumda mağdurun yaşı ve rızası kapsamında sanığın üzerine atılı “cinsel istismar” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarının yasal unsurları oluşmadığından ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen hükümde bu yönde karar verilmediği gerekçeli karar yazım aşamasında anlaşılmakla birlikte gerekçeli karar eliyle kısa kararda değişiklik yapılamayacağından bu hususa dikkat çekmekle yetinilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunması, mağdure beyanları, Adlî raporlar ve kolluk tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 03.09.2022 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendilerini vekaletnameli müdafiler ile temsil ettirip, beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/433 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “03.09.2022 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 14/4 maddesi uyarınca aynı Tarife’ye göre belirlenen 17.400 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.