Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2621 E. 2023/6439 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2621
KARAR NO : 2023/6439
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
SAYISI : 2021/1704 E. 2022/556 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/26 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1704 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılarak sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure, annesi ve babası ile tanık olarak dinlenen öğretmenlerin beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığa ait detaylı bilgi verilmeden hakkında başka bir soruşturma olması dolayısıyla soruşturmaya başlanıldığına, teşhis işlemi yaptırılmadığına, olayın yaklaşık altı yıl geçtikten sonra intikal ettirildiğine, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik detaylı sorular sorulmadığı gibi mağdurenin de dinlenilmediğine, mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine dair rapor aldırılmadığına, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine ve dilekçelerinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay tarihinde telefoncuya gitmek için kendisiyle gelen mağdureyi bir binanın içerisine götürdüğü, merdivenlerde mağdureyi kucağına oturttuğu, telefonunun mağdurenin elinde olduğu, sanığın mağdure kucağındayken sağa, sola, öne ve arkaya doğru hareketler yaptığı, mağdurenin olay sırasında kilotlu çorabının ve eteğinin bulunduğu iddia ve kabul edilen olayda, mağdurenin yer ve zaman kavramlarını da içeren somut nitelikteki beyanları, bu beyanları doğrulayan ve genel hatları ile uyumlu mağdurenin annesinin ve öğretmen olan tanıkların beyanları ile mağdurenin sanığa suç atmayı gerektirir herhangi bir durumunun olmaması nazara alındığında; mağdure çocuğun tanık öğretmenine durumu anlatması üzerine soruşturma işlemlerinin başladığı, kolluk ekiplerince bu ifade kapsamında sanığın tespit edildiği, mağdurenin ve annesinin beyanına göre suç tarihinin 2014 yılının sonbahar ayları olduğu, dolayısıyla suç tarihinde mağdurenin 9 yaşında olduğu, suç tarihinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra olduğu ve sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşan istismar boyutunda kaldığı gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilerek hükmün kaldırılıp yeniden hüküm kurulmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV.GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, sanığın inkara dayalı savunması, mağdurenin babası …’in kızını sanıkla birlikte telefon tamiri için göndermediğine yönelik İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanı, görgüye dayalı olmayan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut ve başka delille desteklenmeyen beyanı dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1704 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10. 2023 tarihinde karar verildi.